Bir Altay Maçı Daha

Yıl 1986… Lise son sınıf öğrencisiyim… Adanaspor’un, Kayhan’lı, Feyzullah’lı, Ümit’li kadrosu ile ikinci lige sığmadığı dönemler… Öyle bir kadro ki o dönemi bilenler anımsayacaktır, Adana’ya gelen her takımı dört beş golle uğurluyoruz…
Ligin dışında kupada da fırtına gibi esiyoruz… Çeyrek finale kadar yükselmişiz… Rakip Birinci lig takımlarından Altay… İlk maçı İzmir’de oynamışız ve Feyzullah’ın penaltı kaçırdığı maç 0–0 bitmiş… Belki de Feyzullah o penaltıyı kaçırmasa Altay kupaya veda edecek…
On beş gün sonra Adana’da kozlarımızı paylaşacağız Altay ile… Bütün Türkiye, gözünü Adana’ya dikmiş ve bir ikinci lig takımının önlenemez yükselişini izliyor… Günler geçmek bilmedi… Ve nihayet maç günü gelip çattı... Maç Çarşamba günü ve liseden arkadaşlarla okulu asıp maça gittik… O dönemde ikinci yarı başladıktan bir süre sonra stad kapıları açılır ve taraftarın “beleşçiler” dediği grup içeri girerdi… Eeeeee, lise öğrencisiyiz ve yoksulluk diz boyu… Kapıların açılmasını bekledik ve içeri girdik…
Güney kale arkasından içeri girdiğimiz an Ercan Aslankeser, Altay kalesine öyle bir bazuka yolladı ki kaleci topu ancak filede gördü… Bütün stat ayakta, bir şenlik yeri sanki…
Arkadaşlarla maratona doğru ilerlemeye başladık… Maratonun kuzey kale arkasına yakın bölümünde bir yer bulup oturmuştuk ki Reha (Şimdilerde teknik direktör olan Reha Kapsal) kalecimizle başa baş kaldı ve taraftar deyimiyle “top ağlaya ağlaya filelere gitti”
Bundan sonraki çabalarımız gol getirmedi ve maç 1–1 bitti… Altay, 1–1’lik sonuçla kupada yoluna devam etti…
Bu maçtan tam 23 yıl sonra Altay yine Adana’ya geldi… Yine 1–1 bitti maç… Altay bu kez de bizi play-off’tan etti…
Kısacası bize hep ters gelen bir takım Altay… Ama bu kez öyle olmasın istiyoruz… Necati’lerin Gökmen’lerin dönemindeki gibi ( 6–1 ) gol olup Altay’ın üstüne yağalım istiyoruz…
Haydi Kemal Hoca, haydi çocuklar kıralım şeytanın bacağını… Biz doksan dakika arkanızda olacağız hiç susmadan…
Fatin Murat Seferbeyoğlu

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























