
MİY ile en son 2004–2005 sezonunda karşılaşmıştık. Rakip şampiyonluğa oynuyordu, biz ise küme düşmeme derdindeydik. Her iki takımın da hedefi mutlak üç puandı. İki sezon üst üste küme düşmek bizi tam bir felakete sürükleyecekti. O sıralar olacakları kestiremiyorduk veya bir şeyleri seziyor ama Adanaspor’umuza yakıştıramıyorduk. Çünkü kulübün kapanmasından filan bahsediliyordu. O maç son dakikalarda bulduğumuz bir golle 1–1 sonuçlandı. MİY şampiyon olamadı, biz küme düştük. Sonrası hepimizin malumu. Son Mersin İdman Yurdu maçı tarihimizin en karanlık dönemine rastlar. İki takım arasındaki moral ve güç farkı karşılaştırılacak gibi değildi. Şimdi koşullar farklı. O zamanki takım ile bu Adanaspor arasında çok fark var. En belirgin fark da takımın moraline dair. Bu sefer her adımda bir çöküşe yuvarlanmıyoruz; tersine, güçlü ve tutarlı bir çıkış yaşıyoruz. Nitelikli kadromuzun yanı sıra bu da, bizim açımızdan önemli bir avantaj olacaktır. Bu Pazar oynanacak maç bir ölüm-kalım maçı değil. Sadece heyecanı yüksek bir futbol karşılaşması… Önemli olmasının iki temel nedeni var: 1) Yakın kentlerin iddialı maçı. Klasik komşu çekişmesi. İki şehrin rekabetinin futbola yansıması. 2) Her iki takımın hedefinde şampiyonluk olması. Ama iki neden de bu maçı bir futbol etkinliğinden öte bir şey yapmaz. Bunu için ayrıca gerilmeye lüzum yok. Amma velâkin Adanaspor’un bu tür maçlarda ayrı bir hava yakaladığını belirtmekte de bir sakınca yok: ))

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























