2011-07-29 10:27:11
sahip çıkmak veya sahip olmak
http://www.businessihub.com/wp-content/uploads/2010/09/Autocratic-Leadership.jpg
  • “Şike operasyonu sonrası Futbol Federasyonu’nun duruşunu takdir ediyorum.
  • Shakhtar Donetsk maçında olay çıkaran Fener seyircisinin tavrı hoş değil.
  • Demek ki hala olanlardan ders çıkarılmamış.
  • Burada kulüplerin başkanları seyircilerine sahip çıkacaklar.
  • Çıkmazlarsa bedeli ödemek zorunda kalacaklar.
  • Bir Fenerbahçeli Başbakan olarak kalkıp da, bu süreçte burada Fenerbahçelilik yapamam. 
  • Bu süreci arınma temizlenme süreci olarak değerlendiriyorum.
  • Doğrusu federasyon yönetimi şu anda hakikaten kılı kırk yararak süreci götürüyor.”

Yukarıdaki cümleler sayın Başbakanımıza ait. Sağduyulu bir açıklama gibi görünüyor. Ama sadece öyle görünüyor. Arada aleni tehdit var ve yargı sürecini de şekillendirme söz konusudur.

Operasyona arınma ve temizlenme süreci, diyorlar. Neyi, nereden ve ne kadar biliyorsunuz? Hani gizli bir soruşturmaydı bu, etik kurul bile parmak iziyle giriyordu o kozmik odaya. Ortada hala soruşturma var verilmiş bir karar yok! Hangi temizlik bu? Ama ülkenin başbakanı elbette bazı şeyleri bizden çok biliyordur. Ve sürece müdahale etmek gibi istediğinde kullanabileceği bir gücü de vardır, çünkü orada net bir yüzde elli vardır.

Daha düşündürücü olan şu cümlelerin gizindeki aba altındaki sopadır. Ki o sırada hükümet de protestolardan payını almıştı: “Shakhtar Donetsk maçında olay çıkaran Fener seyircisinin tavrı hoş değil. Demek ki hala olanlardan ders çıkarılmamış. Burada kulüplerin başkanları seyircilerine sahip çıkacaklar. Çıkmazlarsa bedeli ödemek zorunda kalacaklar.”

Bakınız:

  • Hoş olmayan tavır,
  • Ders çıkarmak,
  • Başkanlara mesaj vermek,
  • Seyirciye sahip çıkmak; (ama burada seyirciye sahip olmak demek gerekirdi, cümlelerin anlam akışına göre sahip olmak doğrusudur. Sahip çıkmakta koruyup kollamak, sahip olmakta ise kontrol vs anlamları vardır.)
  • ve bedel ödemek!
  • Başbakan bir futbol sürecine değil de sanki İsrail’e yönelik açıklamalar yapıyor.
  • Tabi, o tarafta muhalif her bir eylem, eylemci bir tür İsrail olarak algılanıldığı için…

1.İnsanların protesto hakkı vardır ve bu hakkı şiddete başvurmadan kullanır. Bunun hoş olup olmayacağına gerekirse yasalar karar verir.

2.Neyden ders çıkaracağız? Haksız hukuksuz yargılama sürecinden mi? Muhaliflerin nasıl derdest edildiğinden mi, kuru ile yaşın birlikte yakılmasından mı? Asmalı Mescit operasyonlarından mı? Vaktiyle protestocu Galatasaray taraftarının nasıl hizaya getirildiğinden mi? Bu ülkede ders çıkarılacak o kadar çok şey var ki!

3.Taraftarın taşkınlığını bir kulüp başkanı nasıl kontrol edebilir? Bu da söylense? Çıkıp ne diyecek, kime ne dinletecek? Ki bir tepkiye öfkelenmekten çok onu da "anlamak" gerekir.

4.Nasıl bir bedel bu? Saha kapatma mı, para cezası mı, burnun sürtülmesi mi, şike soruşturması mı, tutuklanma mı?

  • Sorgulama elbette bitecektir,
  • varsa bir suç onun da cezası olacaktır,
  • ama tüm bunlar insanın adalete olan inancını sarsmadan gelişip sonuçlanacaktır.
  • Ortada bir keyfiyetin de söz konusu olduğu düşüncesi insanlarda oluşmadan geçilecektir bu yol.
  • Kimseler de sürece etki etmeyecektir.
  • Bunlar yıllardır, hükümetçilerin de jargonudur. Kimselere yabancı gelmeye,
  • beklediğimiz de bundan başka değildir.
  • Tehditten, ayardan, dersler vermekten uzak bir süreçtir yaşamak istediğimiz, sıradan vatandaşlar olarak.
Fenerbahçeli olmadan, şike sürecine dahil olmadan, meseleyle direkt muhatap olmadan okuyoruz burada hariçten gazeli. Çünkü belli bir olumsuzluktan en çok, susanlar sorumludur!
Yazar: Editor