2016-03-17 09:06:34
sahte işler, okur mektubu

Hani sağlıkta, hizmette, organizasyonda bir uzay devri yaşanıyor edebiyatı yapılıyor ya...

Gerçekten de tam bir edebiyat.

Devlet hastaneleri, 1980'lerde nasılsa şimdi de öyle. Giden değişik bir nostalji yaşar, o kadar.

Bakın işin sunumu çok havalı ama.

1 dakikada randevu alıyorsun.

Sana hastaneni, dilediğin doktoru ve saati tık diye veriyorlar.

Ama iş hastaneye gidince değişiyor.

Önce bir izdiham.

1980'lerde de olduğu gibi. Yığılma...

Sonra?

Örneğin Yeşilevler'den randevu ile gelmiş bir hasta oraya geldiğiyle kalır. 

Onca yol, yol parası... Öyle, yol parası, dedim. Devlet hastanesine gelen bir hastanın ve ihtimal ki yakınının harcadığı yol parası... Sonra çektiği zahmet, hepsi nanay!

Çünkü doktorun o gün ameliyatı vardır.

Onun yerine bakacak doktorun da ameliyatı vardır.

Ötesinin de zaten işi gücü vardır.

Hastaya geri bildirim yok, yeni randevu yok, uyarı yok, boşuna gelme demek yok... Ama biz yaptık, ne güzel yaptık reklamı var. 

Durum bir illüzyondan ibaret. Başka da bir şey yok. Tabi özellerde durum farklıdır.

Zaten bunca pespayelik de müşteri (bakın, hasta değil) olasılıkla, özel hastanelere kaçsın diyedir.

İşin içinde olduğum için biliyorum. Bu sağlık politikası "önleyici sağlık"tan, "tedavi edici sağlık"a geçtiğinden beri hep böyle, hep ticari...

ACG

Yazar: Editor