2014-04-24 18:34:31
seçim mi

Dar Bölgede Kısa Paslaşma

Seçim sistemi denen şey temsil organları ve devlet hükümranlığını kullanacak organların seçimlerini yapma ve örgütleme düzenidir özetle.

Seçim sistemi tabi ki devlet tarafından, çoğu zaman da devlet olmuş hükümet tarafından belirlenir.

Kapitalist ülkelerde sömürücü azınlığın çıkarlarına hizmet eden ve onların egemenliğini sağlayan ve de sömürünün kendisini halk nezdinde meşrulaştıran bir mekanizma olarak çalışır.

Seçim dediğimiz şeyin adı konmamış da olsa birtakım sınırları vardır.

Birincisi ekonomik sınırdır, paran yoksa aday olamazsın. Bu kadar basit, yani seçilme hakkı külli bir yalandır. Şu son seçim dönemi de gösterdi ki canına yandığım seçme hakkı da bir başka palavradır.

İkincisi kültürel sınırdır, bu manada eğitimi, birikimi olmayan kimi seçilmişler emme basma tulumbadan çok da işlevsel değildir. En çok "padişahım çok yaşa" der. Bilir ki kendi ömrü de padişahının ömrüyle sınırlıdır.

Üçüncüsü: Cinsiyet sınırlaması zaten var, erkeksen öncelikle seçilirsin, kadınsan erkeğin iznine tabisin.

Dört diyelim: Yaş sınırlaması malumumuzdur, oysa örneğin lise öğrencileri de ve hatta ilkokul öğrencileri de bir müsamere etkinliğinden öte belli bir oranda temsil edilmeli milletin meclisinde. [Ben de iyi uçtum değil mi? Olsun, ben çıtayı yüksek tutayım ki, bari kârdan zarar ettirelim oligarkları.]

Yani her türlü şekilde kozlar iktidarın elinde.

Gördük, yaşadık, biliyoruz.

Şimdi de Ankara’da son tango sahneleniyor.

Nedir?

Bir iddiaya göre aslında oyları ciddi şekilde düşen iktidar, muhalefet denen sonla karşılaşmamak için dar bölge sistemiyle en az oyla en çok milletvekilini çıkarmayı hedefliyor.

Nasıl?

550 seçim bölgesinden birer m.vekili çıkacak ve her bölgede en çok oyu alan meclise gidecek.

Taşra oylarını merkeze dâhil edip hakikatte kaybedilmiş belediyeleri almak gibi bir hamle.

Bu bana, 27 Mayıs 2012 tarihli Adanaspor Kasımpaşaspor play-off şampiyonluk maçını hatırlattı dostlar, yani her türlü kaybedeceğiz!

Şöyle deniyor:

Örneğin,

%36 oy alan parti, meclisin %49’unu alır.

%29 oy alan parti, meclisin %41’ini alır.

%23 oy alan parti ise meclisin sadece %9’unu, yani babayı alır.

Böyle!

O zaman?

Derim ki sıfır baraj!

Al sana hakiki bir milli irade!

Olur mu böyle bir şey?

Asla olmaz!

Neden?

Oligarşi buna izin verirse kendi varlığını inkâr etmiş olur bre!

Karamba karambita, dedi Çiko!

Ama bizim Meksika’da dedi.

Boş ver Meksika’yı, gel kafayı çekmeye gidelim, dedim.

Biraz kendine gelir oldu. Neymiş o zaman, bu seçim müsameresinde bundan böyle yokum, beni sandık başında aramayın, yanlış adres olur, dedi, Çiko!

Yazar: Editor