2014-07-14 17:58:30
seçmek

Seçmeye dair bir sürü laf edilebilir:

Seçmek, diğerlerinden vazgeçmektir sözü bu bir sürü laftan biridir. Sadece birinden vazgeçsek? Olmaz mı?

Seçene değil seçilene bak da var.

Bunun tam tersi de söylenebilir pek ala;

Seçilene değil, seçene bak, şeklinde. 

Böyle laflarla, dilediğin yere varabilrsin.

Seç beni seçeyim seni...

Hım, bu söz belli bir kıvamda mecazla aslında şu muktediri ve civarını tarif ediyor.

Seçiyorsam sebebi var, neden sonuç cümlesi bir meyhaneden çıkmış gibi; bu da eli mahkum bir seçmen kitlesini betimlemekte sanki.

Her seçmen kendi bacağından asılır, özlüsözünde ise ağır bir sorumluluk yüklenirken biraz eksik yan var; zira muktedir seçmeninden öte en nihayetinde memleket o bacaktan sarkıyor canına yandığım.

Seçmeye giderim, aklını alırım, sözünde ise aklımızın alındığı sonuçlara bir hazin telmih var tabi.

Bana seçmenini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim darbımeselinde de toplumsal bir analizin iddiası boy göstermektedir. Ki bu analiz mümkündür...

Seçiyorum, öyleyse varım, lafı külli yalandır.

Seçmek turşu suyuna benzer; seçmezsin ağzın sulanır, seçersin miden bulanır. İyi mi!

Bizi seçemediler...

Seçimle gelen, seçimle gider! Komik!

Ağustosta seçime gitsek balta kesmez buz olur. Hakikaten... Muhteremler şöyle bir buz gibi olsalar, amma güleriz ha!

Seçmenin mi var derdin var.

Seçmene sormuşlar, Recep'i mi seversin Ekmel'i mi? Sosyalizme kıran mı girdi, demiş bendeniz seçmen.

Beleş seçmenin dişine bakılmaz, yularına da...

Bunlar böyle değil miydi yoksa dostlar?

Karıştırdım mı kelimeleri?

Neyse.

Madem başladık bitirelim özlü sözlerle.

Alın o zaman:

Osurukla boya boyanmaz... deyip bağlayalım seçmeceyi.

Yazar: Editor