
" Eğer insanlar yeryüzünde yaşamayı öğrenemezlerse yok olur giderler. Karşılıklı güvensizlik, gerginlik, cepheleşme ortamı insanların huzur içinde, mutlu yaşamlarını tehdit eden en büyük tehlikelerden biridir." diyor Aytmatov. İnsanların birbirlerine katlanabileceğini, ancak insan kalarak, insan olma özelliklerini koruyarak yaşayabilmenin güzel olduğunu vurguluyor. Her insan ayrı bir dünyadır ve bu farklılıklar olduğu sürece toplum zenginleşecektir ona göre. Yaşam kavgası içindeki insanı kendi özelinde ele alan yazar, aslında hepimizin içindeki insanı yakalamış; aşkı da sevgiyi de, tutkuyu da büyük bir duyarlılıkla işlemiştir. Cemile’deki aşk salt Kırgızlara özgü olabilir mi? Yerelden evrensele uzanmış bir elin sıcaklığını duymamak mümkün mü onun yapıtlarında. Kişiye sonsuzluk duygusu veren Kırgız bozkırlarını da hayal etmişimdir onu okurken. Yüreğimde, akıp giden yaşamın belki de hiç farkına bile varmadığımız ayrıntılarının vuruşlarını duyar, kendimi otantik yaşamın içinde bulurdum birden. Gülsarı’yı okurken de doğanın bir parçası oluverdim birden. Duyarlılık denen şeyin aslında her canlıda olduğuna inanan yazar, Gülsarı’yı( bir attır) yaşamın bir tanığı gibi ele almıştır. Doğadan soyutlanarak anlatılan bir yaşamın eksik kalacağına, gerçeğinden uzaklaşacağına inanmıştır.
Toplumcu bir bakışla kapitalist düzeni ve sömürü düzenini eleştirirken romanlarının birer slogana dönüşmesine de izin vermemiş bir yazardır Aytmatov. Emeğin insan yaşamındaki önemini, yine, yaşam kavgası içindeki insanın içsel yaşantısıyla birlikte verir. Yaşamı onların gözünden anlatabilmektir amacı ve bunun da hakkını verir yapıtlarında.

“Sevmek de bir emek gerektirir.” Türk sinemasının klasiklerinden kabul edilen Selvi Boylum Al Yazmalım’da bu öyle güzel anlatılmıştır ki her izlediğimde ayrı bir tat alışımın nedeni filmin dokusuna sinmiş olan bu felsefedir.
Onu okurken efsanemsi bir tat kalır dilimde. Halkların zengin kültürünü önemser; söylencelerden, masallardan yola çıkarak evrensel barışa kadar genişletir yolunu. Yapıtlarından pek çok insanın tat alması başka nasıl açıklanabilir ki? Yüzün üzerinde dile çevrilmiş yapıtları ondaki bu gücü dünyanın her yerine taşımıştır taşımasına ya dünyamız ne yazık ki asalakların işgalinden bir türlü kurtaramamıştır kendini.
Ölüm haberi işte bu yüzden yaktı yüreğimi. Dünyanın bir başka köşesinde sanki bir elin uzanacağı yakınlıktaki bir dostumu kaybettim ben.”Gün uzar, yüzyıl olur.” Yüzyıllarca sürecek bir sevdanın adı da Cengiz Aytmatov’dur.

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























