2010-07-16 15:24:40
seyyah olup 3

Eski Zamanlara Doğru

 

Yol yazılarını yemek yazılarına dönüştürmeyeceğim; onu sevgili Erkin yapsın: )) kaplanpenche’yiz ya, simit de keser bizi haddizatında, o manada anlatacak bir mevzumuz da yok: ) Bunlar işin latifesi…

Gittim ama Adana orada, buram buram tütüyor birkaç gün olsa da. Ergün abi aradı; Kumcu Yusuf, Ali abi, Kubilay, Taner içeceğiz de neredesin diyor. Abi bensiz başlayın, ben de öyle yaptım, dedim. Şenol, tam da uğrayacaktım, sınavlar da bitti, diye yazıyor. Dönüşe erteledik. Fatin, elli madde bitti, kaldı elli diyor bana düşenden, sen öyle san diyorum, o kendiliğinden 200 madde oldu diyorum, çünkü sana garanti Şehmuz da yardım ediyordur: )) Güzel Adana’m.

Eski zamanlara yolculuk gibi oluyor.

Sinan’dan sonra Çağatay…

Üniversite yıllarından hatıralar... Tiyatro zamanları… ve durduğu yerden devam ediyor muhabbet, arada yıllar ufalanmış olsa da. Yol yorgunluğunu kelimeler alıyor. Özlem, bir yorgunluk kahvesi diyor. Ne güzel… Ve zamanda yolculuk böylece başlıyor. Ki ömrümüz geriye dönüp de baktığımız Fotoğraflardan, hikâyelerden başka ne ki…

Yazar: Editor