2010-07-17 13:19:33
seyyah olup 4

Phaselis

http://ul.gcg.me/files/2010-07/p1.jpg

Her yeri güzeldir memleketimin, diye basma kalıp bir söz edeceğim. Öyledir de... Ama memleketin ne kadarı "memleketimdir" bu da başka. Sadece eldekinin har vurulup harman savrulmasıyla ilgili değil sıkıntı. Sadece, sadece para eksenli bir hayat anlayışı da değil. Günü kurtarma kolaycılığının getirdiği felakete varan sonuçlar da değil bir başına. Ama hepsini kapsayan ve aşıp giden hesapsız kitapsız işlerin toplamındadır mesele.

Çağatay diyor ki, buranın halkı topraklarını sattılar, sonra o para bitince veya ne bileyim ne olunca, dönüp kendi topraklarına kurulan  otellerde temizlikçi, garson vs olarak çalışmaya başladılar.

Hazin.

Phaselis ile ilgili bilgilerse Özlem'de. Şu gördüklerin sadece bir iskelet. Freskler, mozaikler, mermerler sökülüp gitmiş, depremler olmuş, korsanlar yağmalamış ve  sonra şehir tamamen terk edilmiş, bir daha da yerleşim olmamış, diyor. Tabi bunlar bugün olan işler değil.

Phaselis'i beğenip buraya yerleşmek isteyen kolonistler, gördükleri çobana yerleşme izni için ne istediğini sorarlar; arpa ekmeği mi, kurutulmuş balık mı? Çobanın kurutulmuş balığı tercih etmesiyle yerleşme gerçekleşir. 

Hikaye budur. O kurutulmuş balıktan ve çobandan 9 bin yıl içinde elbette bugüne hiçbir şey kalmayacaktır haliyle. Şu ağaçlar, deniz ve rüzgardan başka.

http://ul.gcg.me/files/2010-07/p2.jpg

 

Yazar: Editor