ben giderken kapanıyor meyhaneler
Sen giderken ben hep geliyor oluyorum
aynı istasyonlarda durmuyor trenlerimiz
ben tek gidiş alıyorum
sen de gidiş dönüş / zamanın var, oyalanıyorsun
ben hep tek gidiyorum
o sıra yanımda toz bulutları da gidiyor
bir is elimde yüzümde / “kirlenmeden aşk olmuyor”
buruk bir hatıra, bir sinema bileti,
yarım içilmiş bir sigara, bir tek kibrit çöpü/dişlerimin arasında,
ya beni hiç fark etmezsen,
diye bir tedirginlik, parmak uçlarında mürekkep izi…
sessiz sedasız gidiyor, dağılmış bir başarısız
mitingin kalabalığı gibi gidiyor, başı eğik,
yanı başımda gidiyor, oysa ben
bir başıma gittiğimi zannediyorum
benim gelişlerim gider gibi oluyor
ben giderken sen geliyor oluyorsun
hep böyle oluyor, filmin yazılarına yetişiyorum ancak
en sevdiğim şarkı bitiveriyor, kayboluveriyor
aynada yüzün
geç oldu vakit, hava kararıyor,
birazdan yağmur da başlar,
ben giderken kapanıyor meyhaneler
gidişime değil, ben buna efkarlanıyorum
veya tam ben giderken senin gelişine
şimdi denizden esecek kuzey rüzgarlarını bekliyorum
yanık tahta kokusunu, tuzun tadını, bilmem hangi
aşkta ölürken dinlediğim bir şarkıyı…
bekliyorum, gitmek için,
senin gelişini…

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























