
Şiirin ilahlarından biri daha gitti, İlhan Berk 92 yaşında öldü. Belki doya doya yaşanmış bir hayat gitti kağıt üzerinde yapılan bir hesapla; doksan iki yıl... Ama işte dolu dolu bir hayat da gitti; onlarca yılın bilgeliği, ustalığı, deneyimi, koca doksan iki senenin İlhan Berk'i gitti işte.

Çok şey yazılır, söylenir. Ama onu en iyi tabi ki eserleri anlatır, yaşatır. İlhan Berk ölmedi.
"Ne zaman seni düşünsek bir ceylan su içmeye inecek, İlhan Berk."
Ki o artık evde yok, dağlarda dolaşacak...
Dün Dağlarda Dolaştım Evde Yoktum“Güneş cebimde bir bulut peydahladı. taş, kördür diye yazdım. Ölüm, geleceksiz.
Şeylerin yalnız adı var. Ve: 'ad evdir.' (kim söyledi bunu?) dün dağlarda dolaştım, evde yoktum. Bir uçurum bize bakmıştı, uçurumun konuştuğu usumda. Buydu bizim kendine sonsuz olanı duyduğumuz. Nesneler ki zamanda vardır. Terziler çıracısı Hermüsül Heramise'nin pöstekisi her bahar ayaklanırdı. Yağmur yağmamazlık edemez. Taş, düşmemezlik.
Ne diyordum, dünyanın düşünceleri yoktur. Otların canı sıkılmaz. Kurşunkalem kendini ağaç sanır. Ufuk, hüthüt kuşu. Seni bilmem, bir söylene dönüşmek içindir dünya.
Onun için başka bir son yok. Bir söylene dönüşmek, bir söylen olmak! Sonsuzluk dediğimiz budur.
Nerden başlasam yine oraya geliyorum. Ben gidiyorum. Ölüme, o büyük tümceye, çalışacağım.
Dün dağlarda dolaştım evde yoktum" (İlhan Berk)

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























