Ölüyorum Gitmeye
Çürüdü tuzumuz
ve Battık gırtlağımıza kadar pisliğe
Ufkunda silinirken umut,
Yere düştü tavana çaktığımız gözlerimiz
Yine...
Tekrar...
Ne üç, ne beş,
Hep dört duvar oda,
Loş,
Kahretsin hâlâ bomboş...
Süzerek verdi acıyı kahraman
ve Kadehini çaresizliğimizin şerefine kaldırdı
Söz verdi Abidin "Bittiğimizin Resmidir"’i çizmeye
Para sayamadan öldü Affan Dede
Kirlendik biz ve büyüdü dünya
Dibini gördük bu şişenin de
Cızırdayarak sustu gramofon
Parkamı ver askıdan
Kapa gözlerini
Ölüyorum gitmeye...
Hakan Tanak

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























