2011-09-02 21:46:23
şikeye dair

Adı: Kod Adı 6222: “Şike ve Teşvik Primi Dosyası” 

Konu: Şike

Ana Fikir: Bir de İşin Teknik Yönü Var

http://photos2.fotosearch.com/bthumb/TBZ/TBZ165/sbo1x006.jpg

“ Gazete bayilerinde satılmayan gazete ve bu gazetenin önemi ne idi?... Bu gazetede neden hiç köşe yazarı yoktu?...”

14 Nisan 2011, günlerden Perşembe, muhtemelen bir çok insan sabahın ilk saatlerinde uyanmış, göz ucuyla saatlerine bakmış, kendileri ile bir 5 dakika daha pazarlığı yapmışlardı. Şanslı olanların gazeteleri kapıya konulmuş çoğunluk ise bozuk para sendromu ile gazete bayilerinden gazetelerini almışlardı.

Ama benim bakmak istediğim gazete yaşadığımız şu yıllarda henüz gazete bayilerinde satılmamaktaydı. Bu gazetede hiç köşe yazarı yoktu, üstelik elinizi de boyamıyordu, bir avukatın aradığı gazete ne olabilirdi ve 14 Nisan 2011 tarihli bu gazete neden önemliydi?

  • İncelediğim gazete
  • 14 Nisan 2011 tarihli Resmi gazeteydi
  • ve 6222 sayılı “Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Kanun”u o gün resmi gazete yayınlanıyordu.
  • Biz hukukçular için önemli olan bu yasa bir çok kişi tarafından 2 Temmuz günü,
  • içinde kulüp başkanları ve yöneticilerinin de bulunduğu kişilerin gözaltına alınması ile önemli hale geliyordu.

“Futbolseverler için ilk 11’den daha önemli 11 neler olabilir?... Futbol Federasyonuna göre şike diye bir şey yok, o zaman ne var?...”

Bu yazının ve keseceğimiz ahkamın konusu bu yasanın “Şike ve Teşvik Primi” başlığı ile yer alan 11. maddesi olacaktır. Futbolseverlerin maç öncesi sahaya çıkacak 11’i nasıl merak ediyorlarsa artık merak duydukları bir 11. maddesi de bulunmaktadır.

  • 11. maddeyi önemli kılan nedir?
  • Bildiğiniz üzere Şike ve Teşvik gökten inmedi,
  • Türkiye Futbol Federasyonu’nun “Futbol Disiplin Talimatı’nın 55. maddesinde bu iki kavram düzenlenmişti.
  • Burada şunu hemen belirtmek gerekirse
  • 55. maddede şike tabiri kullanılmaz,
  • kibarlıklarından olacak “müsabaka sonucunu etkileme” olarak adlandırılır.

Anlayacağınız “Şike ve Teşvik” ile ilgili bir düzenleme vardı ve tespit edildiğinde disiplin cezasına konu oluyordu. Ama 6222 Sayılı Kanun’un 11. maddesi ile “şike ve teşvik” disiplin cezası yanında artık Ceza Hukuku açısından bir suç ve hapis cezası ile sonuçlanacak bir düzenleme altına alınmıştır.

“Yaşanan süreçte bir takım ligden düşürülse ve akabinde devam eden ceza yargılamasında kulüp yöneticileri beraat etse, verilen ilk karar ne olacaktır?... İki yargılama sonucunda çıkacak kararlar birbirlerini etkileyecek midir?...”

  • Bu sorulara verilecek cevaplar olumsuz olacaktır.
  • Ortada tek fiil iki yargılama olacaktır.
  • Bir tarafta Futbol federasyonunun spor hukuku içerisindeki disiplin yargılaması ve akabinde vereceği disiplin cezaları,
  • diğer tarafta ülke kanunları çerçevesinde ceza yargılaması ve akabinde verilecek hapis cezaları olacaktır.
  • Sorudaki örnekten yola çıkacak olursak yöneticiler beraat etse bile
  • federasyonun yapacağı soruşturmada söz konusu fiil suç olmasa bile disiplin cezasını gerektirecek bir durum olabilecektir.
  • Nitekim Anayasa’nın 55. maddesi ile yapılan değişiklik ile de bu husus desteklenmiştir.

“Şike ve Teşvik suçunun oluşması için sonuç önemli değildir, tarafların anlaşmaları suçun oluşması için yeterlidir”

  • Şimdi gelelim 11. maddedeki güzelliklere,
  • “şike ve teşvik” suçunun oluşabilmesi için anlaşılan olayın gerçekleşmiş olması gerekmiyor,
  • taraflar şike ve teşvik konusunda yapacakları ve tasarladıkları eylem hususunda anlaştıkları anda suç oluşuyor.
  • Teşbihte hata olmaz ise bir örnek verecek olursak
  • “bir yönetici karşı takımdan bir oyuncuyla maçta oynamama konusunda anlaşıyorlar, ama futbolcu çıkıp oynuyor veya bir yönetici karşı takım yöneticileri veya futbolcuları ile yenilecekleri konusunda anlaşıyor fakat maçı yenileceklerini kabul eden takım yeniyor”.
  • Tüm bu örneklerde sonuç gerçekleşmese dahi her iki tarafın anlaşmaları sonucu ve anlaşma anında “şike veya teşvik” suçu oluşmaktadır.

İlgili maddenin son cümlesi ile “Müsabaka yapılmadan önce suçun ortaya çıkmasını sağlayan kişiye ceza verilmez” şeklinde yapılan bir düzenleme ile taraflara cezadan kurtulma şansı tanınmıştır.

“Kamuoyunda dile getirilen şike ve teşvik suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanacağı şehir efsanesinden başka bir şey değildir…”

Tam da bu noktada basında bazı futbolcuların ileri sürülen suçlamaları kabul ettikleri ve bunun nedenin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak cezadan kurtulma veya indirim yapılması olduğu dile getirilmiştir.

  • Burada bir ayrıma gidilmesi gerekmektedir.
  • Takip ettiğimiz kadarıyla
  • bir kısım kişiler 6222 sayılı kanunda düzenlenen “şike ve teşvik” suçundan
  • bir kısım kişiler ise “şike ve teşvik” suçunun yanında Türk Ceza Kanunda düzenlenen “örgüt kurma ve örgüt üyesi olma” suçu kapsamında kendilerine suçlamalar yöneltilmektedir.

Etkin pişmanlık hükümleri Ceza Kanunundaki 11 suç için düzenlenmiştir. Kendisine “örgüt kurma ve örgüt üyesi olma” suçlaması yapılan kişiler bu hükümden yararlanabilecekken, 6222 sayılı kanunda düzenlenen “şike ve teşvik” suçu kapsamında olan kişiler etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacaklardır. Bu da suçun ortaya çıkarılmasında kanundaki önemli bir eksiklik olarak göze çarpmaktadır.

  • Madde de gözden kaçırılan bir hususta teşvik primi suçuna verilen ceza ile
  • şikeye verilen cezaların farklı olmasıdır.
  • Şike suçlaması ile yargılanan bir kişi 5-12 yıl arası ile yargılanmakta iken
  • Teşvik Primi suçu ile yargılanan kişiye şikeye öngörülen cezadan yarı oranında indirilir şeklinde düzenleme yapılmıştır.
  • Bununla birlikte yöneticilerin bu suçları işlemesi durumunda cezaları yarı oranında artırılacaktır.

“6222 sayılı kanunun yayınlanmasından önceki maçlar ile ilgili şike ve teşvik iddiası ile soruşturma başlatılabilir mi?...”

Olayların yavaş yavaş aydınlanması ile birlikte kendi takımları ile ilgili şike ve teşvik suçlamaları ile karşılaşan futbolseverler bu sefer de diğer takımların daha önceki yıllarda 1990’lı yıllardaki veya başkaca yıllardaki maçlarıyla ilgili soruşturma açılmasını dile getirmeye başladılar.

  • Öncelikle şunu peşinen belirtmemiz gerekmektedir ki
  • 6222 sayılı kanunun 14 Nisan 2011 tarihinde önceki maçlar ve kişiler ile ilgili uygulanması mümkün değildir.
  • Yani böyle bir olaya karışan kişiler ile ilgili hapis cezası uygulanması söz konusu değildir.
  • Bununla birlikte;
  • Futbol Disiplin Talimatı’nın 15/3. maddesi uyarınca disiplin soruşturmasında zamanaşımı süresi 20 yıldır.
  • Bu anlamda 1991 yılından günümüze kadar ki maç sonucu etkileme suçlamasına yönelik disiplin soruşturması yapılabilecektir.

Bir yazının daha sonuna gelirken, hep kullandığım bir bitiş cümlesi vardır. Tüm yazılarımı “hepimizin aydınlanması dileğiyle” bitirmekteyim, bu gün ise yazımın sonunu şöyle bitirmek istiyorum; “Futbolumuzun aydınlanması dileğiyle”…
Av.Erkin A. DOYGUN

Yazar: Editor