Yağmur
Severim yağmuru. Puslu havasını, yalnızlık imgesini, ama işin romantik ruh haline de pek itibar etmeden severim. Çelişki var demeyin, yalnızlık havası eşittir romantizm değildir herhalde; )
Bir sükûnet, bir dinginlik vs… Evet, yağmurculardanım ben de.

- Lakin yağmurda keyfimden öte,
- yağmurun keyfini kaçırdığı işleri,
- insanları da düşünmemek elde değil.
- Damı akanı,
- penceresi camsız olanı,
- evi barkı olmayanı,
- tarlada bahçede işi olanı,
- işine bisikletle gideni…
- Bunlar da yağmurun hallerine dâhildir.
Yoksa pencere önünde bir portakal bahçesine yağan yağmuru izlemek ne güzeldir.
- İşin bir de “bu akşam” yönü var.
- Bu akşam Adana – Denizli maçı var yahu.
- Hadi maçı yağmurda izlerim.
- Çok izledik hep beraber.
- Lakin sahadaki mücadelemizi olumsuz etkilemesin bu yağmur bre dostlar.
Bu sebeptendir ki şu yağmur maç sonuna kadar bir zahmet dursun, sonra yine yağmaya devam etsin, adeta 3 puanımızı kutlayarak yağsın üstelik.
Ne? Durdu mu bile: ))

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























