2009-06-19 23:05:24
simge olmak ve fakat yok olmak

Şimdi bir başka yerden giriliyor mevzuya. Yol inceltiliyor. Ve vakti gelince de cepheden girişeceğiz savaşa. Kaçak dövüşmeden, bel altı vurmadan… Direkt yani doğrudan kalem kuşanacağız. Harbice… Belki sert olacak. Dilimiz ısırmadan, kalemi bükmeden… Vakti gelince… Ama dileriz bir büyük yanlıştan dönülür ve o vakit gelmez.

Konumuz şimdi simgeler olsun. Bildiğimiz semboller, armalar, bayraklar... Kıymetli, değerli, kursal kavramlardır bunlar. Hatırlarsanız Ali Asım önceki sezon yükselme grubu maçları öncesinde futbolu bıraktığında onu uğurlarken değinmiştik bu konuya uzun uzun. Okumak isterseniz o yazıyı buyurun bu da bağlantısı…

Konumuz simge… Boş bir kavram değildir bu. Hatta simgelerin içi anlam olarak fazlasıyla doludur. Onu kimseler tartışamaz bile. Ki kimselerin de simgeleri (bu simge kavramına geniş bir perspektiften bakabiliriz) tartışmaya da hakkı bir anlamda yoktur. Çünkü önce sevmiş ve inanmışsındır. Bunlar yeterli hislerdir.

Futbol âlemi de ezelden beri bu simgelerle vardır, eski veya yeni… Bu simge bir armadır, renklerdir veya bir tür canlıdır ama daha çok has bir futbolcudur, hocadır.

Örneğin kabul veya reddedilsin, Gündüz Tekin Onay Adanaspor için ebedi bir simgedir. Böyledir bu. Ben ya da bir başkası bunu değiştiremez gayri. Ve fakat yine örneğin bir Ekrem Al ömrü billâh, bizi şampiyon yapsa da bu sezon (üzülerek söylüyorum, gidişata göre bu pek mümkün görünmüyor, ama yanılan biz olalım, yeter ki Adanaspor(luluk) kazanan taraf olsun…) asla simgemiz olamayacak, yanından bile geçmeyecek. (sezonu bile tamamlayamayacak diyeceğiz ama demiyoruz işte can sıkmamak için…( hatta  o, koca bir camiayı yok sayarak "başkan yoksa ben de yokum" diyerek bir karakter tahlili yaptırdı bize ve sınıfta aslında o dakikada kaldı...)

Simgeler bir sezonluk da olabilir, üç beş sezonu kapsayan bir dönemlik de… Bu simge o camianın omurgasını oluşturur olduğu yerde. Bir duruş, bir görüş verir. Mizandır…

İsa, Özer, Timuçin, Kayhan, Feyzullah, Ali Beykoz, hatta Altan daha öncesinde Miliç hep bu nitelikte futbolcular olmuştur. Kavafis’in bir şiirinde “bu şehir arkandan gelecek, başka bir şey umma, başka şey umma”… dediği misal; O futbolcuların hayatlarında da hep Adanaspor olmuştur, bu ad (Adanaspor) hep yanı başlarında durmuştur. Arkalarından gitmiştir.

Evet, simgeler önem arz eder. Onlarla oynamamalı. Tersi bir durum, fena çarpar zamanı gelince…

Evet… Devam edeceğiz…

Yazar: Editor