2010-06-28 13:04:37
sınav meselesi

Üniversite Sınavlarıyla Muhatap Olmak Zorunda Kalanlara Notlar

http://ul.gcg.me/files/2010-06/54.gif

Geçtiğimiz pazar üniversiteye yönelik son sınav da yapıldı. Sınav maratonu değildi o sınav dekatlonu gibi bir şey oldu. Aşama aşama, biri bitiyor diğeri başlıyor. Gerçi toplamda 10’u bulmadı ya, olsun, maratondan daha zorluydu, dekatlona benzetmem ondan: )) Tabi bir de öğrencilere sormalı o zorluğu. Aslında velilere de sormalı, onlar bu süreçte neler çekiyorlar. Tam bir mesele…

  • Ben şuraya bağlayacağım:
  • Şu son sınavlar da göstermiştir ki,
  • Türk Dili ve Edebiyatı başlıklı sorulara baktığımızda
  • öğrencinin ihtiyacı olan öncelikle okul bilgileridir.
  • Zaten tüm sınavların temeli öyle;
  • okul…
  • Yani okuldan öte bir yere ihtiyaç yok! 
  • Bu sınavlar için ayrıca dershaneye filan gidip
  • birçok anlamda perişan olmaya
  • hiç mi hiç gerek yok!
  • Ana fikir budur.

Bakın, çok test çözmekmiş, deneme sınavlarıymış, hepsi hikâye… Onlar ellerindekini pazarlamak için kendilerince bir ihtiyaç yaratıyorlar. Okuduğum bir şeyi anlamak için ayrıca test mi çözeceğim. Bir öğrenci örneğin Namık Kemal’i biliyorsa soruyu her durumda yanıtlar, bunu için ayrıca bilmem ne dershanesinin rehberliğine veya testlerine nasıl bir ihtiyacı olabilir ki! Türk Dili ve Edebiyatı ile ilgili sınavlar için okul bilgileri yetmektedir. Okuldaki program ve yoğunluk kâfidir (Diğer alanlarla ilgili bir şeyler yazmak isteyen olursa onları da yayımlarız.).

Bir de şu sonuç çıkmaktadır ortaya: Genel kültür birikimiyle sınava giren öğrenci her zaman avantajlıdır. Bunun yolu da kitap okumaktan geçiyor; roman, öykü, şiir, deneme, makale, oyun, senaryo). Belki klişe bir sözdür bu, hep duyduğunuz ama doğruluğu da tartışılmazdır. Soruların ezici bir çoğunluğu söz konusu birikime ihtiyaç duymaktadır doğru yanıtlar için.

E, dershanelerin de kültür vs gibi bir derdi olmadığına göre…

Yazar: Editor