2017-10-10 19:46:22
sırttaki kambur

Eğer kötü giden bir şeyler varsa, bunu söylemek için bir mağlubiyeti, bir başarısızlığı beklemeye gerek yok.

Zira bugünün şartları, yarının sonuçlarını beraberinde getirecek. Şartlar iyi değilse, sonuçların iyi olması, haliyle, pek de olası değil. 

Yönetimsel bozukluklar malum. Kendi bildiklerinden ötesi onlar için önemli değil. Bunları daha önce yazdık, gerektiğinde yine yazarız. 

Ancak Adanasporun bir de teknik direktör sorunu var. Ve Kemal Kılıç kaldığı sürece Adanasporun Süper Lig hedefine ulaşabileceğini düşünmüyorum. Nedenlerini sıralayalım.

Kadro tercihinde adaletli olmaması ile başlayabiliriz. Kendince bazı -değerli- futbolcuları var ve ne yaparsa yapsınlar bu oyuncuların kadroda yeri hazır. Bunlardan birisi Gökhan Meral. Sol bek orijinli oyuncu, kendi mevkisinde bile sırıtırken, sağ açıkta şans buldu. Her anlamda yetersiz bir ismi, zaten hücum yapmakta zorlanan takımın neredeyse en ucuna koymak Kemal Kılıç haricinde kimsenin aklına gelmezdi.

Dahası da var. Sol bekte oynayabilen bir diğer isim Gökhan Süzen sadece derbideki kötü performansı ile hemen kara listeye giriyor, maç bitmeden oyundan alınıyor, sonraki hafta Erzurum karşısında da yedek kalıyor. Fakat onun yerine geçen Gökhan Meral, Süzenin kötü performansını bile aratsa da her defasında o formayı giymeyi başarıyor.

Ve Magaye... 

Geçen maçın kurtarıcısı oldu ama genel anlamda yüksek performans sergilemiyor. Giresunda rakibine attığı kafa sonrasında, cezası biter bitmez yeniden ilk on bire adını yazdırıyor. Ayrıca kendisini, çok da verimli olamadığı, ileri uçta izliyoruz. Bu da Bahattinin kenara geçmesine ve ileri hattaki kısırlığın artmasına yol açıyor. Bu hafta sonu Altınordu maçında da benzer bir dizilimle çıkılacağını ve yine sıkıntı yaşanacağını sanırım herkes biliyor.

Gelelim pozisyon üretme sorununa... 

Sezon başından beri Adanasporun attığı gollerin kaç tanesinin organize hücumla geldiğini bir düşünün. Ümraniyespor karşılaşmasında sıkıntılı geçen maçta Abdülazizin müthiş frikiği oyuna dönülmesini sağladı, devamında Bahattin rakip savunmaya kendini unutturdu ve böylece galibiyet geldi. 

Manisaspor maçında son dakikalara kadar etkili bir hücum gelistirilemedi. Dakika seksen civarı Renanın kaleciden seken topunu Yener tamamladı ve sorunlar bir hafta daha ertelendi.

Geçen hafta Erzurumspor kalecisi son dakikaya kadar kariyerinin belki de en rahat maçını oynuyordu. Ta ki Adanasporun tüm hatlarıyla yüklenmekten başka çaresi kalmayana kadar... Burada da Magayenin sol ayağını müthiş kullanması üç puanı getirdi.

Görüldüğü gibi, Abdülazizin frikik becerisi, genel anlamda hücum yönü zayıf olan Renanın ileri çıkıp bir şut denemesi ve Magayenin sol ayağına topun çok güzel oturması...

Ben burada bir hoca eli göremiyorum.

Yapılan atak denemelerinde de Digao bindirdiğinde biraz heyecanlanıyoruz, o kadar. Bir takımın hücum yapabilmesi sağ bekine bağlı. Varın siz düşünün ötesini...

Bir de Koman meselesi var. Takımda eksik çok olmasa muhtemelen Erzurum karşısında da izleyemeyecektik onu. Bakalım bundan sonraki haftalarda da kendisini sahada görebilecek miyiz?

Taraftarla dalaşması, saha içinde oyunculara verdiği tepkiler sonrası, oyuncuların, "Bizden ne bekleniyor?" dercesine hocalarına attıkları şaşkın bakışlar da cabası. 

Böyle bir antrenör ile başarının gelmeyeceği görüşündeyim. Ve şu anda Adanaspor liderin sadece üç puan gerisindeyse bunun futbolcuların başarısı olduğunu düşünüyorum. Oyuncular, sırttaki o kamburdan kurtulursa daha iyilerini de yapacaktır.

Halit Gürer

Yazar: Editor