2011-08-27 22:33:26
sivas adana

Adı: Hazırlık Maçı

Konu: Adanaspor’un Bir Başka Yüzü

Ana Fikir: Bu Sefer Umut Verdi

Sivas’la başarılı bir hazırlık maçı oynadık. Bence mükemmel derecedeydi bu başarı. Mücadelenin kendisi, oynama inadı, direnç ve hakemin tahriklerine doğru reaksiyonlar hep kıvamındaydı. Bu futbolu öteki hazırlık maçlarında da beklemiş olmamız en olağan taraftar halimize dairdir. Böylece bizi de çelişkilere düşürmeyiniz lütfen. 

  • Hakem demişken,
  • yahu ne ayıp bir şeydir bu,
  • adamlar bir hazırlık maçını bile idare edemeyecek kadar hükümsüzdüler.
  • Kayıp kimlik misali...
  • Zaten ambale olmuş federasyonun bu maça örneğin Ankara’dan hakem göndermeyi akıl etmesi pek hayalcilik olurdu.

Defans; rakip forvet çok sıkıydı. Arada iki hata ve iki gol olağandı. Zaten ilk yarı başka bir icraatları da yoktu. Anıl! Bu Anıl süper lig oyuncusudur, ama bu maçtaki Anıl! Ama sonuçta bu defansın belli bir yol kat etmesi kaçınılmazdır, tabi yeterli mesafe varsa.

Orta saha; Fahri deyip nokta koymak isterim. Sen ne iyi bir adamsın. Talha’nın oyuna girmesi ile ayrıca bir canlılık dikkatlerden kaçmamıştır. Bir de Kbong, daha iyi olacak, bunu gösterdi. Maç içindeki öfkesine saygı duyuyorum.

Forvet; eksik aksak gittik, oraya etkili bir isim kaçınılmaz. Ahmet Kuru’nun geldiğini varsayarsak o ilacımız olabilir. Bizim 2. gol ne güzeldi öyle. Adeta döve döve gol attık.

Tolganın kurtardığı penaltı, oyuna dikkatini yoğunlaştırmasının göstergesiydi.

Not 1: Acaba bizim dediğimiz gibi Tarsus ve İskenderun maçlarında olduğu üzere, Sivas maçı ciddiye mi almadı. Hayır, derim, kavga dövüş bir maç oldu, ellerinden gelse bir bardak suda boğarlardı. Bu noktayı geçelim.

Not 2: Emrah; sanki forvet arkası daha bir anlam kazanır. Gizli kahraman işlevi…

Not 3: Bülent! Bahsetmezsek bir tarafımız şişer. De ki, adam bizde obsesif bir sendrom yaratmış olabilir, ne yapsa bize yaranamayacak. O ayrı bir tartışma konumuz olsun. Lakin bakın 19. dakika, 39. dakika ve 79. dakika itibariyle üç pas verdi. Yalnız öyle uygun noktalarda paslar aldı ki onları gol atağına aktarmaması eşyanın tabiatına aykırıydı. Attığı gol, denecek. Keşke ben atsaydım o golü. Nasıl olsa takıma herhangi bir yüküm olmaz ekstradan. Atardım ve evime dönerdim. Şöyle oldu gol bu arada, hatırlatmış olayım, Fahri’ye bir pas attı, adamı yine deli bir mücadeleye itti, Fahri topu aldı, muhteremi gol pozisyonuna soktu. Eh, o da gol olsun gayri. Yani Fahri de Bülent de aynı mesafededir bizim için işin ta en başında, nihayetinde gerçek böyle olmuyor son tahlil itibariyle. Arada dağları aşan bir fark var! Yani aslında Bülent maçın genelinde yine oyunda yoktu. Ha, Bülent yapabileceğinin en iyisini yaptı. Evet. Hatta bu oyuna şapka çıkarır avuçlarım patlayana kadar alkışlarım. Peki bize bu mu lazım? Hayır! Geçelim o zaman! Alt liglerde belki mutlu eder taraftarını.

Not 4: Levent Eriş; gerçekten gençlere yer verecekse önce onlara yer açsın, kapatmasın. Maç yorumcusu Sayın Adnan Ercan Bülent’i övgüyle yorumladı. Anlaşılan çok farklı düşünüyoruz. Anlaşılan Bülent’te ısrar eden hocayla da farklı düşünüyoruz. Lakin kimseye de işini öğretmek gibi bir aymazlığımız da olamaz. Katlanacağız Adanaspor aşkıyla.

Bu kadar.

Yazar: Editor