2015-11-08 13:27:32
takım aşkı yalan skor aşkı gerçek / halit gürer

Her Mağlubiyette Bir Kaos

Hiç kimse takımı kaybetsin istemez. Rakibin durumu, eldeki oyuncular vs. önemli değildir. Bir maç varsa ortada mutlaka kazanılmalıdır. Herhangi bir yenilgi durumunda ise bir suçlu aranır ve mutlaka bir veya iki tane bulunur. Zaman zaman bir oyuncu, genellikle de teknik direktördür bu suçlu. Kazanılacak maçı onlar yüzünden kaybetmişizdir. Bir önceki hafta o hocanın takımı iyi oynatması veya o oyuncunun aynı hafta maçı alan kişi olmasının önemi yoktur. Her maçta yüzde yüz verimle oynamalıdırlar. Önemli olan şu andır. Kaybedilmiş bir maç vardır ve o isimlerin yerine de yenileri lazımdır.

Her mağlubiyette bir kaos ortamı oluşuyor. Eleştiri olur. Futbolun doğasında vardır bu ama sadece o anı düşünerek, olumlu tarafları hiç görmeyip, sadece skora odaklı eleştiri takımımıza zarar veriyor. Bkz. Mourinho şu anda takımı Chelsea ile 16. sıraya geriledi. Kaybedilen maçtan sonra bile taraftarlar Mourinho'nun yanında. Aynı şekilde B.Dortmund taraftarı geçen sezon ilk yarıyı lig sonunda kapatmalarına rağmen hocaları Klopp'a ve futbolcularına sürekli destek oldular. Bizim tahammül sınırımız ise maalesef sadece bir maç. Hocamıza ve futbolcularımıza sadece galip geldiklerinde değil her zaman sahip çıkmalıyız. Hem de bu isimler içimizden birileri ise daha fazla sahip çıkmalıyız.

Şöyle bir hafızamızı tazeleyelim. Süper Lig'in kapısından döndüğümüz 2011-2012 sezonunda yine bu dönemlerde ligde puanlar çok yakındı. 11 hafta sonunda (bence bu lige çıktığımızdan beri kurulan en iyi kadroyla) topladığımız puan 14'tü. Şu anda da öyle. Hem de bu kadar kısıtlı imkânlarla kurulan bir takımla başardı bunu Eyüp Hoca. Elindeki az alternatifli kadrodan maksimum verimi almaya çalışıyor. Bugün rakip, yaptığı oyuncu değişikliği ile maçı çevirirken, bizim bunu yapabilecek kadro derinliğimiz ne yazık ki yoktu. En iyilerimiz zaten sahadaydı. Hal böyle olunca dönüyoruz, dolaşıyoruz ve yine yapılmayan transferlere geliyor konu. Devre arasına kadar kadromuz toplayabileceği maksimum puanı toplamaya çalışacak ve tahminimce altıncı takımla aramızdaki fark altı puanı geçmeyecek. Devamında iş yine başkanımıza kalacak. Artık oyuncu almış olmak için değil, hem Eyüp Hoca'nın elini rahatlatmak, hem de takımı daha ileriye taşıması için transferler yapmalıyız. Zamanında Levent Hoca'ya sağlanan imkânlar Eyüp Hoca'ya da sağlanırsa eğer hocamız gerekeni fazlasıyla yapacaktır.

Halit Gürer

Yazar: Editor