2012-10-16 16:20:41
taksirli suçlar ve hakemler

Hakim Olamayan Hakemlerin Acıklı Hikayesi

 

Bu hafta Urfa’da bir hakem vakası yaşanmış.

Kartlar uçuşmuş, sahaya girmeler, falan filan derken maç tatil olmuş.

Bu esnada hakem haklıdır, Urfaspor masumdur, münferit bir olaydır, görmek istemediğimiz sahnelerdir, kara lekedir muhabbetine girmeyeceğim. 

Hakem faciaları münasebetiyle sıradanlaşan bir vaka var ortada. Bunun karşısında taraftarın yaratacağı faciaların da sıradanlaşması temennilerle önlenecek gibi değil.

Diyeceğim şudur:

Hakemlerden yakınmayan mı var?

Hangi forma girseniz ne inciler düzüldüğünü görürsünüz hakemlere.

Taraftarın sahaya girmesinin suç olduğu yasa koyucular tarafından tehdit ve yaptırımlarla, cezalarla bilmem nelerle ilan edilmiş. Bilmeyen yok. Adalet mülkün temelidir, mantığıyla futbol simsarlarının mülkünü korumak içinse de aslında, o spor yasalarına uymaktan başka seçeneğimiz yok.

Bir neden sonuç ilişkisinin olay örgüsüne hiç bakmadan her zaman taraftar suçlu ilan edilir. Siz hiç yaptığı hatalar sonucu para cezasına çarptırılan veya gözaltına alınan hakem gördünüz mü? (Şike ve saire arızalarını hariç tutuyorum. Dinlendirmekten bahsetmiyorum. Kısasa kısas özeti çekiyorum!)

Ben de görmedim.

  • Oysa örneğin 
  • muhterem Fırat Aydınus’u, 
  • maçın gidişatını olumsuz yönde 
  • bile isteye ya da taksirle de olsa 
  • etkilemek 
  • ve de 
  • bir kulübün istikbaliyle oynamak suçundan 
  • paslı parmaklıklar arkasında görmek 
  • ne kadar eğlenceli olurdu. 
  • Müebbet filan. 
  • Görüş günlerinde ziyaretine giderdik 
  • tütün ve tespih alıp. 
  • Şaka deyip geçelim... Ama...

Urfa’da taraftar sahaya girmiş. Gözaltına alınmış.

Durup dururken mi?

Keyfe keder bir eylem!

Nerede tahrik unsuru?

Tamam, müşteri her zaman haklıdır mantığının ters işlediği meyanda taraftar her zaman haksız olsun. Peki onca sahada, onca maçta hakemlerden şikayetçi olmak bir aczin suçlaması mıdır hep? İşin içinden çıkamayan yönetici, hoca, futbolcu kurban mı seçer hakemleri? Yoksa hakkaten hakemler, hakemlerimiz kötü müdür? Antrenmansız mıdır? Savsaklamaktalar mıdır işlerini? Yoksa federasyonun vs'nin onlara verdikleri olağanüstü yetkileri, yeşil çimenler ülkesinde bir krallığın ilanı olarak mı algılamışlardır?

Öyle, sahaya girmek suçtur, ayıptır, günahtır; kabulümüzdür.

Ama şak diye sorar Nasrettin Hoca; yahu, hırsızın hiç mi suçu yoktur?

Hakemlerin kendilerine çeki düzen vermeleri için hepsinin başına ille de bir musibet gelmesi mi gerekecek? Bunlar kendi başlarına adil olmayacak mı?

Nedir bu fettan hal bre?

Hay bin şaplak!
Yazar: Editor