2009-06-20 22:23:19
tanrı/Kral

Teknik Adam ve Önemi

  • Teknik direktörün bir takım üzerindeki etkileri ne kadardır? Tartışılagelmiştir bu konu. Bizde Fatih Terim’in GS’yi 4 kez üst üste şampiyon yaptığı ve UEFA kupasını aldığı zamanlarda çokça konuşuldu bu; Hagi mi, Fatih Terim mi? O müthiş başarıdaki hakiki mimar hala tartışma konusudur.
  • Mustafa Denizli döneminde FB’nin Aziz Yıldırım müdahalesiyle şampiyon olduğu iddiası ara ara hala gündeme gelmektedir. Söz konusu futbolsa her bir taraftarın söyleyecek bir çift lafı, arkasında durduğu bir fikri hep vardır. Bu görüşler çeşitli deneyim ve gözlemlerle beslenmiştir o belleklerde. Komplo veya değil, teorilerimiz bitmez. İşin en eğlenceli yanını oluşturur üstelik.
  • Ama hangi yandan bakarsan bak sonuçta yetkisini kullanamayan, zayıf bir teknik adam varsa ortada onun boşluğunu dolduracak birileri hep oluyor demek ki. Lisanssız da olsa o ikinci şahıs bir anlamda teknik direktöre dönüşüyor. Yani yine bir hoca söz konusu oluyor. Bu bir ağabey olabiliyor takımdaki, bir menajer, işte iddia edildiği gibi başkan… O zaman soru değişir burada; “Asıl teknik direktör kim?” olur.  
  • Bir de takım kurmak ile kurulacak takımı maça, maçlara hazırlamak var. Birincisi başkan yaptı diyelim, ikincisi peki? Onun da cevabı yardımcı çalıştırıcılar filan olabilir. Ya teknik, taktik, oyunu okuma, inisiyatif kullanma, risk alma, takıma bir rota belirleme, bunu uygulama? Of, yaza konuşa bitmeyecek bir mevzu bu.
  • Benim fikrim teknik direktörün takımın kralı olduğu yönünde. Üstelik Tanrı-Kral! Yetkin bir teknik adam o takımda her şeyi yapmaya muktedirdir. Bunu sinema, tiyatro yönetmenliği; öğretmenlik veya ebeveynlik, mühendislik ile filan somutlaştırma gereği duymuyorum.
  • Hele sezon başında teknik direktörün dirayeti olağanüstü bir önem arz etmektedir. Hatırlayınız tatlı bir tebessümle Kemal Kılıç’ı ve acıyla hatırlayınız Hüsnü Özkara vakasını.
  • Teknik adam “su” kadar önemlidir. Ne diyeyim daha! Kritik dönemlerde atacağı her adım başında olduğu takımın 34 maçlık kaderini çizer. Zaferleri veya felaketleri o adımlar belirler.
  • Peki, şöyle bakarsak; başkanın takıma müdahalesi yönünden… Çok mu ayıptır bu? Bir başkan takıma hiç mi karışmamalı? Hele transfer döneminde, futbolcu tercihlerinde? İpler hocanın elinde mi olmalı? Diyelim karışmadı başkan hiçbir tercihe, tercihlerin çoğuna; devamındaki olası olumsuzluklarda (yine hatırlayınız Hüznü Özkara olayını) ceremeyi kim çekecek. Cevap, koca bir camia!
  • O hoca ilk terslikte gidecek, geriye kendi kurduğu takımdan oluşan bir enkaz bırakacak ve olasılıkla takımda kalan “kendi adamlarının” sonraki günlerde oluşturabileceği gruplaşmaya son derece müsait bir yapı devredecek… Bize de ah’lar, vah’lar, keşkeler kalacak…
  • Teknik direktör çok önemlidir. Hele hakkaniyetli, kompleksiz, güçlü, toparlayıcı, adam kayırmayıcı- ayırmayıcı (hakkaniyetli demiştim zaten, olsun, bir de böyle yazmak istedim: ) bir hoca… Çok ama çok önemlidir!
Yazar: Editor