2012-07-28 08:56:57
taraftarlık meselesi

Üç N ve Bir T

( Birinci Bölüm) 

  • Taraftarlık üzerine birçok yazı karaladık, 
  • genel taraftarlığa veya kendi taraftarlığımıza dair… 
  • Tüm bunlar bir tür “suya yazı yazma” eylemi midir, bilinmez. 
  • Fakat öyle gibidir. Kimselerin “tarzından” vazgeçmek gibi bir düşüncesi yok, olmaz da, hatta bunun gerekliliği bile akla getirilmez. 
  • Çünkü ben de taraftarlığımı en ideal düzeyde görüyorum, en “taraflı” halimle. 
  • Yine de bir şeyler yazmadan olmuyor, “taraftarlık” üzerine. 
  • Çünkü taraftarlık o kitlenin içinde bulunduğu “her şeyle” de ilgilidir. 
  • Taraftarlığı konuşurken sadece o taraftarlığı konuşmuyoruz, değil mi? 
  • Örneğin Adanalı bir taraftarla Kayseriliyi hangi “düzlemde” ele alsak arada hep “yokuşlar” oluyor taraftarın “azami müştereklerde” buluşmasını köstekleyen; 
  • inançlarda, ekonomide, futbolu hissetmede, 
  • hayata bakışta, siyasal tercihlerde, rakıyı algılayışta mutlaka birtakım özgünlükler vardır tribünleri de sloganları da etkileyen. 
  • Bu farklılık doğaldır da.Ama “asgari müşterekler” de mi yoktur taraftarlık hissiyatında? 
  • Werder Bremenli bir taraftarla Adanasporluyu hemfikir yapan? 
  • Hani gazeteciliğin 5N 1K’sı gibi… Aslında var olduğunu düşündüğümüz için bu başlık böyle: 3N 1T… 
  • Açılımı; 
  • Neden Taraftar, 
  • Nasıl taraftar, 
  • Ne Zaman Taraftar? 

Neden Taraftar?

Bunun farklı farklı yanıtları vardır. Avrupa’daki bir şehir takımının taraftarı olmanın bazı tarihsel, kavimsel nedenlerinin olduğu bir hakikattir. Oralardaki ayrım şehir-devletlere kadar gidebilir. En yerel bir bakışla örneğin bir Milanolu taraftar aslında vaktiyle kendince bir devletin vatandaşıydı. Devamında o küçük krallığın bir tecellisi olan tutması da kaderin bir oyunu değil dayatmasıdır. 

  • İzmir’deki Karşıyaka-Göztepe farklılığı da kısmen böyledir. 
  • Semtlerin oluşturduğu bir tercih vardır orada, kendini İzmirli değil de Karşıyakalı saymanın “orijinalliği”. 
  • Ankaragücü-Gençlerbirliği ayrılığı da içinde bir takım sosyolojik, kültürel unsurları saklar, 
  • belki saklar. 
  • Gençlerin “olaya” biraz daha elitsi yaklaştığı-yaklaşmış olduğu rivayet edilir. 
  • Lakin bir Eskişehirsporlu, Sakaryasporlu, Bursasporlu, Bolusporlu olmak 
  • günümüz itibariyle “gayri ihtiyari”dir. 
  • İşin en enteresan boyutu ise Adana’da yaşanmaktadır. Çünkü baba ve oğul arasında bir tercih farkı olsa da bunun hiçbir ruhbilimsel, sosyo-ekonomik, kültürel filan gerekçesi yoktur. Şöyle bir fark olabilir: Popülerlik. Bu popülerlik de kendini iki biçimde gösterebilir:
  1. Taraftar kitlesinin popülerliği ve şehirde iyi örgütlenmesi yani kendini iyi ve etkili tanıtması
  2.  Takımın liglerdeki başarısı

Bu tercihlerin renklerle de ilgisi zannedldği kadar yoktur. Benim takımımın renkleri ne ise en güzeli de odur.

Peki en nihayetinde bir taraftar neden taraftar? Bunun cevabını da bir sonraki yazıda vereyim, oradan da devam edeyim…

Yazar: Editor