2013-03-01 09:29:38
teşekkür ve saygı

Adanaspor Taraftarı

Pazar günü oynadığımız maçta

Bir tek taraftar vardı.

TURBEYLER vardı, hani kaplanlar gibi denir ya…

Tam da öyle…

Biliyorsunuz, tekrara gerek yok.

Emeği geçen her bir Adanasporluya teşekkürler, çok teşekkürler.

Bekir Başkan, Refik Gül, Fatih, ÜniTurbeyler, orada maddi ve manevi katkısını koyan adı ADANASPORLU arkadaşlar, siz kimseleri kandırmadan orada bir ADANASPORLULUĞU gönendirdiniz.

Elinize sağlık!

Başkan da gündeme getirmiş ve teşekkür etmiş zaten. Sağolsun.

Şöyle demiş:

“Büyük Adanaspor taraftarı;

Geçtiğimiz hafta oynadığımız Adana Demirspor karşılaşmasında takımımıza ve bizlere verdiğini destekten dolayı çok teşekkür ederim. Maç öncesi ve maç sırasında yapılan görsel şovları ekranları başında izleyen Türk Halkı bir kez daha Adanaspor taraftarına hayran kalmıştır. Süper Ligde mücadele eden birçok takım tribünleri dolduramazken taraftarımız maçtan saatler önce biletleri tüketmiş ve 5 Ocak Stadını tıka basa doldurmuştur. Skor olarak geriye düştüğümüz anlarda bir an olsun takımını desteklemekten vazgeçmeyen taraftarımız bir kez daha takımının yanında olduğunu göstermiştir.”

Çok güzel şeyler bunlar.

Ama işin bir de aşağıdaki gibi bir sahnesi var, mevzuyu buyurun Veysi’nin kaleminden:

“Biz dün İbo dayıyla beraber tesislere gittik, taraftarın sıkıntılarını ortaya sermek için.

Fakat kulübümüzde o esnada bir yönetici olmadığı için biz de Murat Daldık’la görüşmek istedik. Güvenlik haklı olarak bizi durdurdu ve çağırdı Murat Daldık'ı fakat biz içeriye bile davet edilmedik.

Ve bunla ilgili sıkıntımızı konuşmaların en başında belirttik.

Bak biz buraya kadar geldik sizinle konuşmak için siz bizi içeri davet etmediniz dışarıda konuşuyoruz dedik.

Bunu konuşmanın ortasında da söyledik bunu unutmayın biz buraya kadar geldik hala dışarıdayız.

Konuşmanın en sonunda tekrardan söyledik bizi dışarıda ağırladığını unutma dedik.

Biz taraftar olarak sadece taraftarına yardımcı olacak bir yönetici istediğimizi belirttik.

Bu maddi anlamda değil kesinlikle.

Her konuyla Refik abinin ilgilendiğini bu konuda bize biraz işlerimizi kolaylaştıracak parasal olmayan  bir yönetici yardımı gerektiğini söyledik.

Bir de Kütahya'ya sadece bir otobüs tutmalarını bir otobüste bizim tutacağımızı bu şekilde 120 kişi götürebileceğimizi söyledik.

Otobüsün fiyatını verdik biz bir otobüsün ücretini karşılarken o fiyatı 120ye böleceğimizi bildirdik. Ne takıma zarar verecek gibi gittik ne de olay çıkaracak gibi.

Medeni bir şekilde sıkıntıları belirtmek istedik fakat o dış kapıyı bile geçemedik.”

Şimdi nedir oradaki taraftar algısı merak ediyorum.

Nedir?

  • Taraftara teşekkür mü ediliyor, aslında yok mu sayılıyor taraftar? 
  • Olmasan da olur?
  • Bir yerde muhteşem bir kitle, enfes bir organizasyon, olağanüstü bir destek; 
  • diğer yanda Başkanın teşekkürü 
  • ve Murat Daldık’ın nezaketten uzak tavrı…

Hangisi gerçek?

Başkanın teşekkürü mü, Murat Daldık’ın kapıdaki davranışı mı? Bana sorarsanız ikincisi.

  • Eski defterleri açmak istemiyorum 
  • ama öyle kuru teşekkür edeceğine, 
  • iki derbisi olan bir ligde 
  • taraftarını mahcup etmeyecek bir kadro kursaydın derler…

O tesislere giden en nihayetinde taraftar temsilcisidir. Misafir yani. Hani misafirperver bir milletiz ya…

Hacı, misafir kapıda ağırlanmaz. Bunu öğrenmiş olman gerekirdi. Basit bir aile terbiyesi…

Hacı, oraya gelen Adanaspor taraftarıdır, unutma.

Bak, es kaza sen konuk olsaydı o taraftar seni baş üstünde ağırlardı, Adanaspor çalışanı olmasan da ağırlardı, bir Adanalılık ve insanlık icabı. Rakıyla kebapla ağırlarları. Hani öyle ağırla gelenleri demeye gelmiyor bu laflar. Örnek veriyoruz.

Taraftarla konuşmamak, görüşmemek de bir tercihtir o esnada. Ama öylece kapıda görüşmek… Ayıptır.

Bir yetkin olmayabilir bu manada. Başkandan izinsiz oraya bir tavşan yavrusu bile sokamazsın belki, ama o zaman da sorarlar adama yahu ne işin var orada, ilgisiz iktidarsız. Temsilci olarak gelmiş taraftarları, içeride odaların birinde bir yerde bile ağırlayacak saygın yoksa ne işin var bu sektörde, ne işin var Adanaspor’da; yetkin yoksa da ne işin var orada.

Nedir kulüpteki işlevin Hacı?

Miyadı dolmuş, bonservisi elinde, emekliliğine yaklaşmış, işe yaraması meçhul bedava oyuncu bulmak mı?

Aslında lafın yolu çok uzun dostlar, ama bu kadarı yeter!

Yazar: Editor