2012-03-06 06:43:05
teşhis, tedavi

Önce Dershaneler...   

 

Eğitimle ilgili tartışmalar devam ediyor, lehte ve aleyhte fikirle çarpışıyor. Gerçi lehte olanlar bilimsellikten uzak yandaş fikirler ya, olsun oralardaki suların sığlığı da ortaya çıkıyor böylelikle. Merak ettim, on yıllar sonra yakın tarih araştırmaları bu günlerle ilgili asıl notlar düşecekler? Öğrenmek mümkün olsaydı.

  • Şimdi efendim,
  • bu eğitim meselesini öğretmenlerin yarı açık cezaevi pozisyonlarını kurcalamadan konuşmak eksik kalır.
  • Ne demiştik;
  • maddi ve manevi yönden özgürleştirilsin öğretmenler,
  • mesai sonrasında ek işe ihtiyaç duyup
  • örneğin simsar dershane kapılarında bilgi birikimiyle heder olmasın,
  • o dershanecilere hizmet etmek zorunda kalmasın.
  • Enerjisini de okulundaki öğrencisine versin.

Bu birinci aşamasıdır. İkinci aşaması bu paralelde yine o dershanelerdir.

Zira dershaneler birer eğitim öğretim kurumu değildir, önce ve sonra ticarethanedir arada kalan bölümde ise sosyal bir mekândır, yer yer kreştir çeşitli yaşlara hitap eden, pastanedir, cafedir, geyikhanedir, kiminde gerici örgütlenmedir vs…

  • Yapılabiliyorsa,
  • eğitim öğretim sürecinde,
  • dershanelerin varlığını gereksiz kılacak bir uygulamaya gidilsin.
  • Değilse hem bu alanda haksız rekabetler yaşanmaya devam edecek,
  • hem de sonradan görmeler bu yolla kendilerine saltanatlar kuracaklar,
  • hem de okulların dokusunu bozup onların bir tür kanser hastalığına yakalanıp dershanelere benzemeye başlamasına neden olacaklar.
  • Sadece sınava odaklı öğrenci yetiştirme gayesinin sonuçlarını da zaman hazin bir şekilde gösterecektir yine.
  • Sığ, neredeyse cahil, bir paragrafı bile okumaktan aciz, bilgi sahibi değil bilgi korsanı, şimdiden demagojiye meyilli, analiz özürlü bir nesil…
  • Ne?
  • Sistem bu insanı mı istiyor zaten!
  • Eyvallah dedim ve sustum!
Yazar: Editor