2014-05-07 10:34:00
tilkinin saati

Sefil ve kurnaz ve adi Bay Tilki'nin peynirin peşinde olması ve o peynire ulaşması hikayesi hafızamız dahilindedir.

(Gerçi geçen senelerde işin böyle olmadığını yazmıştım burada.) 

Karga'nın bu hikayede "aptal" diye nitelenmesi dejenere bir topluma işaret edilmesinden başka da bir şey değildir.

La Fontaine muhteremi kıssasını böylece hisselemiş olabilir.

Elindekini, kurnazlara kaptıran aptaldır diye. Olabilir diyelim bu aptallık. Peki masumiyet dediğimiz şey ne olacak?

Hani şuna benzer iş; deniyordu ki, seçim sandıklarını yani oylarınızı koruyun!

Neden buna ihtiyaç duyulsun ki?

Korunamayan oyların çalanların hanesine  gitmesi onları yani meseleye iyi niyet penceresinden bakanları aptal(!) Karga durumuna mı düşürüyor?

Evet, düşürüyor.

Bu da yukarıda dediğim gibi yoz, paçoz, dandik ve zottirik bir niceliğin kurnazlık saltanatının tezahürü olan kitlenin varlığına karşılık geliyor.

Uzatarak söyledim.

Çünkü böylece uzun bir besin incirinin kurnaz Tilkilik mevsimi hüküm sürmekte yurdumda.

Öyle bre, ucu mutfaktan kol saatlerine ve milyon dolarlara, evlere arsalara varan bir besin zinciri bu. 

O zincirin kırılması esaret zincirinin kırılması kadar önemlidir.

Ve o zincirin kırılmaması için de her türlü kurnazlık, bir sürü şey yapılmaktadır ve yapılacaktır mutlaka.

Zira öyle bir mevsimdeler ki, varlıkları yarattıkları tipiye bağlıdır artık.

Yazar: Editor