2009-06-16 16:36:48
tribün terimleri/14

Biz tribün deyimlerine devam edelim. Şu açıklamayı yapalım yine de; buradaki saptamalar özelde hiçbir takımı veya taraftarı bağlamamaktadır. Yani olaylar ve şahıslar tamamen uydurmadır. Gerçeklerle örtüşmesi tamamen rastlantıdır.

En Büyük Taraftar, Futbolcular…

Her şey bitti.

Kapandı tüm kapılar.

Çıkacak bir baca deliği bile yok.

Hiçbir iş bu kadar ters gitmemişti.

Canımız yanıyor, beklentiler kayıp…

Umut öldü.

Yahu bir kurban, suçlu vs lazım…

Uyuyan, çekirdekçi, küfretmek için bağıran, takımı desteklemeyi keyfine göre takılmak zanneden kimi taraftar suçluyu bulmuş, mahkemeyi kurmuş, yargılamış ve infaz etmiştir: Futbolcu!

Her öfke patlaması gibi bu da bir miktar hissidir. Ama futbolcuyu gaza getirme değildir. Belki biraz “kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla”dır. Çünkü ikinci hamle yönetime yapılacaktır.

Filmin bu dramatik sahnesinde seyirci, neden-sonuç koparmıştır, hatta muhtemelen hiç fark etmemiştir. Belki işin kolayına kaçmıştır. Ve aslında bu bölümde uyukluyordur.

Gücü, morali, inadı, umudu, hayali, hırsı, kazanma inancı biten futbolcudan hala bir şeyler beklemek tribünün hala direndiğine işaret eder.

Ama yazımızın konusu olan bu tezahürat, her bir şeyin artık tribünde de bittiğinin resmidir. Sezon adeta bitmiştir, herkes kendi yoluna gitmiştir. Yoksa attı gole sevineceğin bir, birkaç oyuncun için “en büyük taraftar, futbolcular sahtekâr” diyemezsin, nasıl diyeceksin!

Yazar: Editor