2010-03-18 00:39:37
turuncu sevda
Abarttık mı  Ne
  • Giresun yenilgisi ile bir çalkantıdır başladı bizde… Herkes bir şeyler söylüyor… Herkes yeni yeni terimler ortaya atıyor… Önce 2. Cumhuriyet ve Ulusalcılık terimleri ile başlayıp tribünde Ulusalcı bir taraftar yaratmaktan söz ettik… Tam ne oluyor derken şimdi de tribünde cephe içi savaş hatta göğüs göğüse savaş terimleri ortaya çıktı… Peki bunları söylerken bu kentin Turuncu Sevdası’na nasıl zararlar verdiğimizin farkında mıyız sizce? Bence değiliz… Gelin hep birlikte genelde futbol, özelde ise Adanaspor taraftarlığı üzerine bir yolculuğa çıkalım…
  • Futbol, yüzyılın vazgeçilmezi bütün dünyada… Bilimsel, kültürel, siyasal çalışmaların dikkate alınmadığı bir dünyada futbol, on binleri bir araya getiriyor…  İlhan Selçuk 1980’li yıllarda yazdığı bir yazısında şöyle diyordu: “Ömrümde ilk kez futbol maçına gittim bu gün…  Ömrümüz boyunca omuz omuza olsunlar diye mücadele ettiğimiz ama bunu bir türlü başaramadığımız insanların bir forma uğruna nasıl bir araya geldiklerini görünce aklıma şu soru takıldı: Biz mücadeleye yanlış yoldan mı girişmiştik acaba? Stadı  dolduran kırk bin insanla neler yapılmazdı bir ülkede…” 

Evet siyaseten sizi yalnız bırakan, mücadelenizi anlamayan ya da anlayıp da kaybedecek şeyleri uğruna size destek vermeyen insanlar, konu futbol olunca her şeylerini unutabiliyor… Geçim derdi içinde bunalan, asgari ücretle yaşamaya çalışan bir insanı her hafta stad önünde görebilirsiniz, hem de yalnızca bu ülkede değil dünyanın her yerinde…

  • Peki siz stadı dolduran binlerce kişinin aynı bilinç, aynı sevda, aynı duyarlılıkta olmasını bekleyebilir misiniz? Elbette hayır… Kardeşin kardeşle anlaşamadığı bir dünyada tek tip taraftar yaratma isteği kocaman bir düştür… Hatta düşün ötesinde ütopyadır… Uygarlığın beşiği sayılan ülkelerde tribünlerde neler yaşanıyor, farkında değil misiniz? Irkçı tezahüratlardan tutun da cinayetlere varan olaylar Avrupa stadlarını sarsmıyor mu?.. Barcelona tek tip taraftar yaratabilmiş midir? Galatasaray liberal anlayışı yıkmak için göğüs göğse cephe içi savaş mı yapmıştır?..
  • Adanaspor’a gelince… Gönlünü turuncuya kaptırmış her taraftar, başarı ister… Çünkü o, Türkiye ligini alt üst eden ezberleri bozduran bir efsanenin sevdalısıdır… Çünkü o, aynı kentin içinde ötekileştirilen, üvey çocuk olarak görülen bir sevdanın temsilcisidir… Çünkü o, Miliç’lerin, İsa’ların, Şevket’lerin, Selahattin’lerin giydiği formayı herkese yakıştıramaz… Onun için de hataya tahammül edemez… Hatayı belki affeder ama inançsızlığı affetmez… Buca yenilgisini affetmiştir; ama Giresun yenilgisindeki inançsızlığı affedememiş ve tepkisini rakip takımı alkışlayarak göstermiştir… Burada bir noktayı da atlamamak gerekir ki Giresun galibiyeti hak etmedi deniyor… Hak etmediyse galibiyeti nasıl aldı? Biz verdik demektir… Taraftarın sitemi, tam da bu noktadadır, bunu görmek lazım…

Siz bu kentte turuncu-beyaz forma giyiyorsunuz diye dövüldünüz mü? Siz bu kentte, oğlunuzla birlikte dolmuştan indirilip turuncu forma giydiniz diye tartaklandınız mı? Evet bizler bunu yaşadık… ( İlköğretim ikinci sınıftaki oğlumu Beden Eğitimi dersinde Adanaspor forması giydi diye dövdüler okulunda, hem de sekizinci sınıf öğrencileri…) Benim takımım hata yapsın, benim takımım süper lige çıkamasın diye uğraşan onca düşman varken o kutsal formayı giyen futbolcunun inançsızlığına tepkidir Giresun alkışı…

  • Bütün bunların dışında ve ötesinde sporun barış, dostluk ve kardeşlik olduğunu ne çabuk unuttuk… Deplasman galibiyetleri alan Adanaspor, alkışlandığı zaman da siz “hayır ya, bizi alkışlayanlar gerçek taraftar olamaz, bunlar takımlarına zarar veren liberallerdir mi diyorsunuz…” Öyleyse biz her hafta elinden tutup stada götürdüğümüz çocuğumuza sporun barış olduğunu kardeşlik olduğunu nasıl anlatacağız…
  • Eskilerin deyimi ile velhasıl- kelam yani sözün özü, göğüs göğse savaşacağınız insanlar, kardeşleriniz!!!
  • 2. Cumhuriyetçi dediğiniz insanlar kardeşleriniz!!!
  • Rakip tribüne davet ettiğiniz insanlar, kardeşleriniz!!!

Şimdi bakın bakalım Adanaspor’a, Giresun’u alkışlayanlar mı zarar veriyor, yoksa tek tip taraftar ütopyası peşinde koşanlar mı?

  • Ama kızmamak lazım, bu coğrafyada sevincimiz de üzüntümüz de dostluğumuz da düşmanlığımız da abartıya bulaşmamış mıdır yüz yıllardır!!!

Not: Kendimi ihbar ediyorum, Giresun’u ben de alkışladım…

Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor