birkaç hayat
yağmur yağıyor/
yaz ortasında bir mahcubiyet/
yaşlı köpek silkeler tüylerini/
teklifsiz gelir ayak uçlarıma/
sofanın altına birkaç çukur.../
birine çömlekler gömülür – peynir dolu/
diğerlerine zeytin yaprağı, çöl rüzgarı, deniz tuzu/
bize bakar portakal dalları/
biraz toprağa, belki köpeğe, bazen zeytine/
omzumda mecrefe bahçeden dönerim yıllar sonra/
birkaç tavuk, bir asma altı, bir babaanne/
gölgesine bakıyor zeytin ağacı/
birkaç ayak izi orada -eski –
yağmurdan kaçmış yaşlı köpek/
ne olduğunu anlamazsın/
sonra sonra bir sokak, birkaç ağıt, birkaç çocuk/
biraz ölüm, biraz sabah/
yağmur yağar, yağmur yağar/ eski dosta sonra sonra/rüzgar çıkar,


Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























