2016-11-20 12:42:55
umarım / orkun sevik

Tarihimizin en dramatik akşamlarından birini yaşadık dün akşam.

Öyle bir travma yaşadık ki nasıl atlatırız; atlatabilir miyiz kestirmek güç.

Galatasaray maçında yapılan hata ısrarla ve inatla tekrarlandı.

Karşı tarafın “yoğun isteği” yönetim nezdinde hemen karşılık bulurken maalesef kendi taraftarının istekleri çok rahat bir şekilde görmezden gelindi.

Kendi evimizde kendi taraftarımızın oturması gereken yerlerden gelen “Adana kümeye!” tezahüratlarını dinlemek zorunda bırakıldık.

Bu gerçekten çok büyük bir yıkım oldu birçoğumuz için.

Adanaspor ismine, armasına gerçekten bağlı herkesin içinden bir parça koptu dün gece.

”Keşke çıkmasaydık.” serzenişleri birçok dudaktan döküldü.

Futbol bir kitle sporudur.

Dolayısıyla bir kitlenin duygularını ve düşüncelerini yok saymanızın sonucu o kitleyi kaybetmektir.

Testi kırılmadan önce de herkes tarafından dile getirildi ancak şu anda sanırım testinin kırıldığı ve geri dönüşün çok zor olduğu bir dönemece girdik.

Adanaspor ismi her şeye rağmen ve taraftarının bugüne kadar yapmış olduğu sosyal etkinlikleri sayesinde hala popüler olmaya devam ediyor, şehrin gençlerinde Adanasporluluk söylemi karşılık buluyordu.

Ancak öyle bir algı yaratıldı ki bu saatten sonra ne reklam yapılırsa yapılsın beyhude.

Bu takımın mazisi ,“büyük “ olarak empoze edilen takımlara karşı dün akşam ezdirilmiş ve bu şehrin gençlerinin kafalarına bu hazin olay kazınmıştır.

Eğer taraftarınızı kaybetmemek ve yenilerini kazanmak istiyorsanız yapmanız gereken iki şey var.

Her zaman “GÜÇLÜ” imajı vermek; sıradan olmayan gönüllere hitap edecek farklı bir söylem geliştirmek.

Elinizde son yıllarda müthiş üretken ve sürekli yeni bir söylemle insanlara hitap eden bir taraftar topluluğu varken size tek düşen “GÜÇLÜ” durmak ve taraftarınıza destek olmaktı halbuki.

Bu kulübün mazisine yakışır şekilde davranmaktı.

Ancak yapılmadı , tercih edilmedi.

Dün “Abdi ağalara karşı İnce Memed ruhu” olan bu taraftar bugün Abdi ağaların bakış açısından bakan bir anlayışla bizatihi bu ağaların ağababalarına karşı ezdirildi.

Kale arkasının tamamımın verilmesinin bile mantık dışı olduğu bir ortamda taraftarın “yoğun” isteğine rağmen Kuzey Kapalı tribünü rakibe tahsis edildi ve bunca yıldır emek emek oturtulmaya çalışılan “Güçlü Adanaspor” imajı yerle yeksan edildi.

Bunun sonuçlarını çok acı bir şekilde tecrübe edecek elbet bunu yapanlar ancak iş işten geçmiş olacak.

Belki de çoktan geçti…

Peki ne için?

Süper lig gelirlerine sahip bir takım için getirisi hiçbir şey ifade etmeyecek rakamlar için.

Kasa her zaman kazanır derler; gene öyle oldu.

Kasa yine kazandı ancak biz kaybettik.

Biz  masaya bile oturmadığımız bu kumarda bizim olan Adanasporumuzu kaybettik.

Sahiplenen devri resmen kapanmış sahip devri başlamıştır.

Buna daha fazla sessiz kalmak namümkündür.

Söylemesi gerçek bir Adanasporlu için çok zor.

Ancak dost olarak acıyı söylemekte yine bizlere düşüyor.

Art k gönül razı gelmiyor bu duruma.

Adanaspor isminin sadece resmi ve fiili olarak değil, gönüllerde de yaşayabilmesin artık sadece bir çözüm yolu vardır.

Bir an önce bu yönetimin ve zihniyetin değiştirilmesi; Adanaspor ismine saygı duyan, bu ismi kâr – zarar kavramlarından uzak görenlerin yönetimi devralmasıdır.

Umarım…

 Orkun Sevik

Yazar: Editor