2013-07-04 09:32:17
uzak dursun

Darbeder

Darbe dediğimiz kelimenin, etimolojisi itibariyle de şiddetle vurmayla ezmeyle bir ilgisi vardır, “darb” kökünden gelip. “Darp etmek” de böyle bir şeydir. Çarpış, vuruş, eziş, kötü duruma düşüş, sarsış, zor kullanarak deviriş, indiriş, iyi olan bir durumu kötüye dönüştürüş, engelleyiş, filan…

Darbe dediğimiz şey, yani askeri manada darbe dediğimiz vuruş, indiriş kimin kimlerin işine yarar veya yaramıştır?

Tabi ki yine özet geçeceğim.

Zira her konuyu ayrıntısıyla yazmak burada mümkün değildir. Bir merak uyandırırsak ne ala! Şöyle bir değinip duracağız.

Evet,

Kimlerin işine yaramıştır bu antidemokratik müdahaleler, ülkemizde?

Şunu baştan söyleyeyim Sosyalistlerin işine yaramamıştır. Bu kesin olan bir şeydir.

  • Zira niyetin tabiatı gereği 
  • böyle bir amaç söz konusu olamaz, 
  • hem de mesele bir işçi iktidarı kurmak iken. 
  • Kendini solda tanımlayıp da 
  • bir darbe desteği veren hayali kuran da 
  • zaten yanlış bir tanım ve heves içindedir. 
  • Portakal ağacından şeftali beklemek gibidir. 
  • Olmaz!

Kimlerin işine yaramıştır peki?

Temelde baskıcı, demokrasi yoksunu, özgürlükçülükten bihaber, yasakçı, emredici, atayıcı, ben bilirim ve ben yaparımcı, en fazla oycu zihniyetlerin işine yaramıştır o darbeler. Muhafazakârların, sağcı politikaların, hatta doğu tipi liberal hacıların, işçi düşmanlarının, patroncuların işine yarar ve yaramıştır da darbeler.

Şu eski bir espri konusudur, darbeler Süleyman Demirel’in yapmak isteyip de yapamadıklarını yapmıştır. Zaten her darbeden çok kısa bir süre sonra şapkadan ya kendisi çıkmıştır ya da bağlı olduğu beslediği beslendiği fikriyat.

  • !960 darbesi en nihayetinde, 
  • 1972 darbesi en nihayetinde, aradaki girişimler, 
  • muhtıralar en nihayetinde, 
  • 1980 darbesi en nihayetinde, 
  • post modern dedikleri 28 Şubat en nihayetinde kimin işine yaramıştır? 
  • Hangi siyasetin, siyasetçilerin, ideolojilerin değirmenine su taşımıştır?

Yukarıda da dediğimiz gibi aslında o darbenin darbelerin ruh ikizi olan siyasetçilerin işine yaramıştır. Darbeden çok darbeci olarak sivil siyaseti ya askeri bir kimliğe büründürmüşlerdir bile isteye ya da polis devletini tesis etmişlerdir.

1960 biraz darbesinden sonra AP iktidara gelmiştir.

Aradaki muhtıralar girişimler filan sağcı iktidarlara payanda çıkmışlardır.

1972 darbesinden sonra da sahne fazla değişmemiştir dekor ve kostümler itibariyle.

  • Gerek Milli Birlik hükümetleri 
  • gerek koalisyonlar 
  • ve hatta arada reklâm gibi görünüp giden Ecevit hükümetleri 
  • ülkenin genel sağcı politikalarını yerinden pek kımıldatamamıştır. 
  • Tam burada 
  • Türkiye’nin 
  • özellikle 1950’den sonra ABD’ye yanaşmış olmasını hatırlatmak 
  • bir mecburiyet olarak karşımıza çıkar dostlar.

1980 darbesi ise tescilli bir sağcı ve ABD güdümlü darbe olarak kayda geçer.

Tüm sağcı liberal İslamcı milliyetçi muhafazakâr komprador taşeron antisosyalist kapitalist özelleştirmeci politikalar daha bir şevkle uygulanmaya başlamıştır. Çünkü yeni dünyanın sermayesi kendine bakir alanlar ve bu alanlarda iyi çalışacak elemanlar ister: Hizmet kamuflajı altında falan...

  • Sivil olmayan Bülent Ulusu, 
  • onun bakanı Turgut Özal, 
  • Turgut Özal’ın devamı Mesut Yılmaz, 
  • Mesut Yılmaz’ın manevi kuzeni Tansu Çiller, 
  • Onların babası Süleyman Demirel, 
  • Demirel’in artık çok da uzağı olmayan Erbakan ve Ecevit 
  • ve en nihayetinde 
  • hepsinin modern zamanlardaki yekûn tecessümü olan Erdoğan 
  • aşağı yukarı aynı politikaları 
  • ve idealleri sürdürerek bugüne gelmiştir, 
  • 28 Şubat postmodernini 
  • ve hatta aradaki e-muhtırayı da terkisine alıp 
  • elini hep güçlendirerek mağdur ve mazlum rolleriyle de…

Yani?

Lanet olsun darbeye de yapana da girişene de darbe beklentisinde olana da o darbelerden kendilerine siyasi menfaatler peyda edenlere de o menfaatleri sürdürmekte olanlara da darbeleri meşrulaştıranlara da sivilleştirenlere de… Evet.

Ben Mısır’daki darbe için bir şeyler diyecektim ama buraya anca geldim.

Efendim,

Sonunda dilerim Mısır halkı yine üzülen yaralanan olmaz.

  • Çünkü bu darbeciler 
  • dönerler yine en antidemokratik, 
  • özgürlük düşmanı, sansürcü, yasakçı, zevata 
  • yeni ve daha güçlü siyaset alanları yaratırlar. 
  • Adeta makineyi bir bakıma sokup çıkarırlar, 
  • daha dehşetengiz bir şekilde yol alsınlar diye.

Kaybeden yine halk olur.

Askeri, polisçi veya sivil darbeciler bir zahmet uzak dursun;

halklar kendi kaderlerini müdahalesizce tayin etsin,

desem

pek romantik olurum değil mi?

Yazar: Editor