2019-09-06 07:23:36
ve böylece

 

Küçük dev kitapta denir ya dünyanın bütün işçileri, birleşin! Neden denir en nihayetinde, zevkine bir servet düşmanlığı için mi, bir bozgunculuğa istinaden mi?

  • Patronun parasında milletin gözü olduğundan mı? 
  • Gıcığına mı? 
  • Bunu çukur aynadan yanıtlayayım kısaca; çünkü öte tarafta dünya emperyal sermayesi, kompradoru, tefeci bankacısı, kelle tüccarı çeşitli menfaat kumpanyalarıyla yekpare birleşmiştir. 
  • Aynı vücut olmuştur. Kalın punto 1 gibi! 
  • Onların karşısına Kızılderili adam misali, bir başına, ok ve yayla üstelik, zaten çıkılamaz. Birleşmek, bir büyük kuvveti ancak bina eder, diye söylenegelir; 
  • yoksa Manitunun yeşil çayırları HES olur, orada altın aranır, petrol kuyuları açılır, hücuma uğrar, çimenleri sökülür… Yerler adamı be!

Tabi, dünya işçilerinin birleşmesi, keyfe keder bir birleşme de değildir. Bir çay partisi kıvamında filan! Veya sırf bir inanca veya bir kan bağına hürmeten hiç değildir birleşmek.

İdeolojik bir Şey

Nedir? İdeolojisi olmayan bir kitle futbol sezonunda bile dikiş tutturamıyor. Sırf bu sebep bile işçi ulusunun, -Kızılderili ulusu gibi dedim bunu- en sağlam direnebileceği bir yerde örgütlenmesi olmazsa olmazdır.

  • Bu esnada şirketler, hükümetler, çeşitli kuvvetler böyle bir örgütlenmenin önüne geçmek için de ayrıca kendiler örgütlenecektir, 
  • zira zaten örgütlenmişlerdir; şirket, hükümet, çeşitli kuvvetler, kumpanyalar, sarışın sendikalar, medya...

Beyaz adamın Kızılderili topraklarına şirketler ve mavi ceketlilerle girdiğini artık bilmeyen var mı? O demiryolları, şantiyelerinin işçi sınıfının bir büyük direnişine saha olması için mi örüldü, bir davaya hizmeten? Çinliler, Kültür Devrimini Vahşi Batıdan mı başlattı böylece?

Hatırlatayım!

Bir araya gelememiş, bu şansını kaybetmiş veya hiç yakalayamamış Kızılderili halkı da en son Wounded Kneede yani Yaralı Dizde Mavi Ceketlilerin bir nevi atış talimiyle adeta son nefesini vermişti. (Bakınız: Kalbimi Vatanıma Gömün / Dee Brown)

  • İşçi sınıfı ne kadar örgütlenirse, ama bu örgütlenme işbirlikçi bir örgütlenme filan değildir! 
  • Kendi t.nün derdinde, bir meseleye dönüşmemiş, siniri alınmış, gazı salınmış, bilinci tevekküle tahavvül edilmiş bir örgütlenmeden bahseden de hıyarın tekidir. 
  • Sarı örgütlenme falan, ne alaka; patroncu ve saire, olmaz bu! 
  • Zira öyleleri kendi cehennemlerinin ateşinde elbet yanacaktır, ben görmesem de… Yani yanmalarını umarım, mecazen de olsa.

Bu arada “hıyar” kelimesinin altını çizdi program, argo veya kaba sözcük, deyip.

Görüyorsunuz, evrensel sansürcülüğün şöyle eğlenceli kelimelere bile tahammülü yok. O zaman ne yapılacak, halk dili önce sözlüğe dâhil edilecek, sonra sansürün o tahammül sınırları geçilecek!

Yazar: Editor