2014-11-20 19:04:48
ve çöküş devam eder

En İyimser Halimle Yazıyorum

Giresun tarafı diyor ki, ilk gelibiyeti Adana'dan alacağız.

Katılıyorum onlara. Çünkü Adanaspor'u mutlaka analiz etmişlerdir ve ligin en zayıf takımı olduğunu görmüşlerdir.

Ligin en zayıf takımıyız dostlar, kendimizi daha çok kandırmanın bir alemi yok.

Bir kere kalecisiz oynuyoruz. Giresun maçında da en az 2 gol yiyeceğimizi iddia ediyorum. Karşılığında 3 gol atar mıyız? O dediğim 1 kere olur ve Manisa maçında oldu. Tekrarı olmaz o filmin.

Genç Uğur tek maçlık adam olduğunu kanıtladı. Ondan hiçbir beklentim yok. Ozan ve Karmil de ne aldıkları paranın hakkını verdi ne de o güzelim formanın, onları da geçiyorum, yorum bile yapmak istemiyorum o ikisi ve kaleci için.

Yiğitcan hakikaten isminin hakkını vererek mücadele ediyor. Olduğu kadar ama...

Yani bu sahnede takımın gol yememesi imkan dışı bir şey olur, zaten her maçta gol yiyoruz, onda bir sorun yok.

Gelelim orta sahaya ama orta sahaya gelemiyorum... çünkü yaratıcı bir orta saha yok bizde. Cem Hallaçeli'nden sonra bitti o rüya, oraya bir adam bulup koyamadık.

Orta sahadan kimi sayacağım? Genç Samican'ı mı? Kelimenin tam anlamıyla fiyasko. Bizim gençlerde gelişememe sorunu var, Cem de öyle. İkisi de 3.lig topçusu, ne yazık ki... 

Her etten kebap olmuyor işte!

Diğer isimleri anmak bile istemiyorum. O kadar yani! Sabit Hakan banko başlasa nasıl olur, bilmem ki; ben bu kadar umutsuz olunca... Zor! Millet çözdü takımı, göz bile açtırmazlar.

İleride şahsen Tiago'dan vazgeçtim. Çünkü Tiago sadece ve sadece kendi transferi için oynuyor, öyle olunca organize bir iş çıkmıyor. Kendi başına gitmek isteyen adam yarı yolda kalır, pinpon oynamıyoruz, bunun adı futbol ve 11 kişiyle oynanıyor. İki çalım atarsın, üçüncüyü yemezler.

Bakın en umutlu olduğum iki isim Ahmet Dereli Ve Keleşnikof Ergin.

Ama canım, onlar da ta defansa top almaya gelip sonra gol atmaya gidip... Çok uzun bir maraton, oradan futbol çıkmaz, çıksa çıksa hikâye çıkar, tatsız tuzsuz, yalandan...

Giresun Adana'da bize handikap yapar.

Peki, Levent Eriş'in bir önlemi olabilecek mi bu yeni hezimete?

İstese de olamayacak, zira az önce yazdım her etten kebap olmayacağını. Eh, bizim hoca da miyadı dolmuş bir kebapçı ustası olduğu için dilediği lezzeti yakalayamayacaktır. 

Maçtan önce şunu demesini bekliyorum; kazanamazsak istifa edeceğim. Hiç olmazsa takıma ve kendine inandığına inanırım ben de. İnançsızlık kötü bir şey.

Peki Başkanın kuvvetle muhtemel bir yenilgi sonrası bir B Planı var mı? Üstelik milli maç arasını da kaçırdık takıma alışacak falan filan olacak yeni hoca için.

Vah!

Bir çapsızlıktır gidiyor.

Örneğin hocamız şöyle diyor: Sadece evdeki yenilgiler kayıp.

Vay be!

Yani GBB'de kalan 2 puan kayıp değil, Buca'da kalan 2 puan kayıp değil, Denizli'de kalan 3 puan kayıp değil!

Yahu biz o zaman nasıl şampiyonluğa oynayacağız? Hadi koyalım o 6 puanı olalım 15 puan, yetecek miydi bir iddiayı sürdürmeye bu kadar puan?

Günü kurtarmak diye buna denir, bu açıklama sadece bir oyalama taktiğidir. 

Adanaspor'un kaybı yalnızca 6 puan değildir, en az 13 puandır, çünkü bize şampiyonluğa oynayacağımız söylenmişti.

İtiraz eden olur, destekleyen olur; ama fikrim şu; bu takım bu haliyle ne yazık ki "madara" olur. Üzülerek yazıyorum.

Beklentileri düşürün, stres yapmayın diye yazmıyorum bunları, gerçek fikirlerim bunlardır.

Zira bu takımda gördüğüm bir şampiyonluk hali değildir, savaş meydanından her an kaçacak dağılmakta olan bir lejyoner ordusu halidir.

Yolumuz da 2B'dir... 

Yazık bize! 

Ama tabi ki mahcup olmak istiyorum. Sadece bu maçta değil, küme düşmemeye oynayacağımızı iddia ettiğim tüm bu sezonda mahcup olmak istiyorum. 

Yazar: Editor