Aynı Hamam Aynı Tas
Yazacak öyle çok şey var ki, ne ben bunları yazabilirim ne de Sevgili Hakan yayınlar… Yine de kıyısından köşesinden sözleri iki kere düşünerek yazmaya çalışacağım…
Maçı iki boyutlu düşünmek gerekir… Birincisi taraftarlar açısından; ikincisi teknik ve taktik açıdan…
Geçen hafta acı bir haber almış ve Bekir ÇINAR’ı kaybetmiştik… Bekir ÇINAR’ın cenazesinde Mersin taraftarı gelmiş ve biz acaba düşmanlık bitiyor mu, diye sormuştuk… Hatta Sevgili Hakan bu dostluk hep yaşasın ve Çukurova takımları “Bekir Çınar Turnuvası” düzenlesin diye seslenmişti… Fakat bugün yaşananlar göstermiştir ki cenazedeki görüntü bir maskeli balodan ibarettir… Mersin taraftarı güvenlik görevlilerini dövmüş, polislere saldırmış, koltukları sahaya yağdırmıştır… Emniyet güçleri bile kırk beş dakika dayanabilmiş ve Mersin taraftarını stat dışına çıkarmak zorunda kalmıştır… Bu açıdan bakıldığında şu dizeyi tekrar edebiliriz: “Yine dünya aynı hamam aynı tas”
İkinci boyuta gelince… Geçen yılı üçüncü bitiren, averajla şampiyonluğu kaçıran bir takım için taraftar yerini almış bekliyordu… İlk on bir açıklandığında hepimiz bir şaşkınlık yaşadık… Özgürcan, Sami, Ahmet Dursun gibi adlar yoktu; üstelik Recep gibi geçen yılın en başarılı adamı da yoktu… Bunların bir açıklaması vardır diyerek kendimizi maça vermeye çalıştık; ama Mersin taraftarı buna izin vermedi…
Bülent Bölükbaşı ve Efecan sahada göz kamaştırdılar… Bülent’in attığı ara paslarını değerlendirecek oyuncular olmayınca sınırlı sayıda pozisyon bulabildik… İlk yarı da Kerem’in çıkardığı bir toptan sonra direkten dönen bir pozisyon ve Efecan’ın başa baş pozisyonda Kerem’i geçemediği bir pozisyon olmak üzere iki kez tehlike yaratabildik…
İkinci yarıya Onur-Sami değişikliği ile başladık ve biraz hareketleneceğimizi düşündük… Ama o da ne? Sami aldığı her topu rakibin ayağına servis yaptı, bir adam geçemedi, bir kez olumlu hareket yapamadı… Sonrasında o dakikaya kadar sahada gezinen Fevzi’nin yerine Talha girdi oyuna… Bu hamle de bir şeyi değiştirmedi… Kemal Hoca’dan Mersin’i bitirici darbeyi beklerken Kemal Hoca bizi bitirdi ve sahanın en iyisi Bülent’i kenara alıp son dakikalara Özgürcan ile girdi… Şimdi burada Kemal Hoca şu soruya yanıt vermelidir:
“Geçen yıl Gaziantep Büyükşehir maçında oyuna sonradan aldığınız Okan Salmaz topları savrukça harcayınca girdikten on dakika sonra geri çıkarmıştınız… Bugün her aldığı topu rakibe veren Sami’ye neden tahammül edip sahanın en iyisi Bülent’i kenara aldınız?”
Şimdi, insafsızlık yapma diyeceksiniz, daha ilk maç diyeceksiniz, hava çok sıcaktı diyeceksiniz, Mersin kalecisi oyunu çirkinleştirdi diyeceksiniz, hakem oyunu katletti, bir golümüzü ofsayt diye iptal etti bir de penaltımızı vermedi diyeceksiniz… Yani başaramayanların sığınacağı her limana çağıracaksınız… Ama ben almayayım, ben bu filmi otuz beş yıldır izliyorum…
Bu nedenle hiç kimse bana, bu kadar kötü bir Adanaspor’u açıklayamaz –ki bu kötülük teknik ve taktik açıdandır-
Hiç kimse bana, Sami’ye kırk beş dakika tahammülü açıklayamaz!
Hiç kimse bana Bülent- Özgürcan değişikliğini açıklayamaz!
İkinci açıdan baktığımızda ise aynı dizeyi tekrar bile edemiyorum; çünkü aynı hamam aynı tas olsaydı keşke…
Fatin Murat SEFERBEYOĞLU
______________
Not: Bu yazıya kısa bir cevap vereceğim.
Demek biz derdimizi en yakınımızdaki arkadaşımıza bile anlatamamışız ki Fatin kendini sansürlerken bile bu yazıyı yazmış.
Meselemiz hep Adanaspor ve Adanasporluluk eksenindeydi. Bunu genelleyerek söylüyorum çünkü taraftar yine ilk maçta takımına tekilden de olsa sövdü saydı, ne yazık ki biz Adanaspor’u değil, hala kendi beklentilerimizi, o deli egomuzu seviyoruz. Yolun başında görülen bu yaklaşımlar, daha önce de yazdığım gibi Adanaspor’a değil ama tribüne olan inancımı iyice zayıflatıyor. Takımı eleştirmek kolay, zor olan taraftarlığa dair o temel taşları yerine oturtmaktır.
________________
Gündeme getirdiğimiz bir Adanaspor sözlüğü projemiz var. Onun için enerji harcayacağız daha çok. Ulaştığımız eskiye dair kaynakları paylaşacağız (ki Mekik Ahmet’in oğlu Emir Kahraman elindeki eski kaynakları paylaşacağını söyle. Sevindik. Teşekkür ediyoruz ona buradan.) Gündüz Tekin Onay Tribünü için elimizden geleni yapacağız.
Sezonu yorumlarla veya fotoğraflarla takip etmeyeceğiz kaplanpenche olarak. Yine genel olarak söylüyorum(alınma Fatin), gündemi iyi gün dostlarına bırakıyoruz. Dilerim arzu ettikleri o Adanaspor’a en kısa zamanda kavuşurlar. Yoksa takımın değil, kulübün hali harap!
Son sözümüz net olarak budur!
Hakan Tabakan

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























