2012-11-04 15:33:46
yazan: Cengiz Gündoğdu

ŞİİR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Kitabe-i Seng-i Mezar 

Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar;
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi;
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allahın adını,
Günahkâr da sayılmazdı.
Yazık oldu Süleyman Efendi'ye

Geleneksel şiir, gücünü sesten, biçimden, temadan, buluştan alır. Oysa Orhan veli’nin bu şiirinde ölçü yok, uyak yok, söz sanatı yok, yüce duygular yok; yani geleneksel şiirin, şiir adına önemsediği ne varsa çoğu bu şiirde yok.

Sadece şair, şiirin bütünüyle sessiz olamayacağını düşünüp  “hiçbir, nasır, müteessir; çekmedi, değildi; anmazdı, sayılmazdı; dünyada, zamanlarda, günahkâr da” sözcüklerinde olduğu gibi küçük ses yinelemelerine başvurmuş, ancak bunu abartmamış.

Büyük laflar etmemiş Orhan Veli, yaltaklanmamış, ikbal beklentisi içinde olmamış; sıradan kahramanlar için mersiye yazılabileceğinin en güzel örneğini vermiş  "Kitabe-yi Seng-i Mezar" şiiriyle.

Orhan Veli’nin Süleyman Efendisi, padişah değildir.(Oysa Baki, mersiyesini Kanuni Sultan Süleyman için yazmıştır.) Ne imparatorluğun bekası ne yeni fetihler ne harem ne Hürrem ne taht kavgası ne evlat katli gibi dertleri vardır.

Sürekli Allah diyen günahkârlardan da değildir, güzel olmayı dert eden biri hiç değildir. En büyük derdi, nasırıdır. Mersiyesinin yazılması için Orhan Veli'yi bekleyen, hepimiz gibi basit kaygıları olan; ölümüyle de evet insanı sarsmayan, ancak insana burukluk yaşatan bir şiir kahramanıdır Süleyman Efendi.

Büyük şiir yazmak için büyük laflar gerekmiyor. Sıradan sözcüklerle de büyük şiir yazılabiliyor.

Büyük şiirin en sıradan sözcüklerle en sıradan insanlar ve durumlar için yazılabileceğini görmek için de alışkanlıklarımızı sarsan, yıkan büyük devrimciler gerekiyor.

İşte Orhan Veli, Türk şiirinin gördüğü o büyük devrimcilerdendi.

Cengiz Gündoğdu 

Yazar: Editor