2010-09-10 09:56:23
yeni bizim çocuklar

Dönüşüm ve Gregor Samsa ya da Kenan Evren’in Oyu

Kafka’nın “Dönüşüm” adlı kısa romanında kahraman Gregor Samsa bir hamamböceğine dönüşür. İster yalnızlık, ister yabancılaşma deyin, ama kahraman bir gün kendini hissettiklerinin ve yaşadıklarının sonucunda hep bir böcek gibi algıladığı için bir sabah bir böcek olarak bulur. Sistemin en küçük toplumsal birimi olan “aile” içinde bireyin değişimidir bu. Uzun uzun anlatmayacağım. Okumalı.

(Girizgâh mahiyetindeki göndermeler güzel oluyor, yazıya daha “entel” bir hava veriyor;) Aslında epeydir düşündüğüm bir konu. Ha bugün ha yarın derken sarktı bunun hakkında bir iki şey yazmak. Belki tam zamanıdır, yazmayı ihmal etmem isabetli oluştur.)

Şimdi efendim Gregor Samsa bir hamamböceğine dönüşür ya, boşuna değildir. Her vaka gibi bu da bir sebebin sonucudur. O sebep ne olursa olsun Samsa hiç kimsenin, en yakınlarını bile istemediği bir “şey” olup çıkmıştır. Sonu da çöplük olmuştur zaten. Böyle bir değişimin ne Gregor Samsa’ya ne de ailesine bir faydası olmuştur, çünkü o sonuç bir ucubeden başka bir şey değildir.

Öyledir. Hükümet birçok şeyden sızlanıp her şeyi kendi tarihsel iç travmalarının sebebinde bir dönüşüm sürecine sokmuştur. (eziklikmiş, ötelenmekmiş, yabancılaştırılmakmış, yok sayılmakmış, o genel ve sakız olmuş mağduriyet… Yalan! Ülke, ta Menderes’ten beri net olarak ve kademe kademe zaten ellerinde... Tüm bahaneler nihai ‘darbe’ içindir.)

Hükümetin yaptıklarını, yapacaklarını devrim olarak niteleyenler var. Bu nitelemelerin nedeni bunların ‘devrimden’ bihaber olmaları veya boyama, cilalama uzmanı olarak birer yalaka kadrosuna mensup olmalarıdır. Yaşananlar sonu hiç de iyi olmayacak birer ‘dönüşümdür’ sadece, ne devrimi. Gregor Samsa misali… Böcekleşmek…

YÖKe yıllarca veryansın ettiler. Yıkılsın, yok olsun mahiyetinde ünlediler. Sonra orayı ele geçirip başına da bir tutma yerleştirince 12 Eylülün en fena kurumlarından birini evlat bellediler. Çünkü genel istilada kritik bir noktadır orası. Dönüşüm…

Türkiye’yi bir asker devleti profilinden çıkarmaktan bahsettiler, bahsediyorlar, eyvallah. Lakin ülkeyi bir polis devleti haline getirdiler. Buyurun buradan yakın. Dönüşüm…

Şöyle bir şey bekliyordum son güne kadar. “Kenan Evren de ‘Evet’ diyor.” Olması gereken ve makul olan budur. Çünkü bu hükümet orada yarım kalan, gözden kaçan birkaç noktayı tamamlıyor. Yargıdaki zulmü hükümet keyfiyetine havale ediyor, çalışanlara türlü ayak oyunlarıyla daha zor koşullar dayatıyor. Zaten son 8 senede taşeronluk almış başını gitmiş, sarı sendikacılık kabul görmüş ve kurumsallaşmış… Emek, “çalış Mehmet çiftlik senin, ama ne çıkarırsan hepsi benim” misali rezil rüsva edilmiş... Eksiği tamamlama ve dönüşüm…

Nedir? 12 Eylül el değiştiriyor. Olarla hesaplaşma yalandır, esas olan dönüşümdür! Şimdi Kenan Evren çıkıp “Bizim oğlanlar bu işi tamamlayacaktır ve oyum evettir.” derse, yeri ve zamanıdır.

Yazar: Editor