Ağır Abi Bir Hoca Şart Oldu
Yenildik. Bu koşullarda bir galibiyet, çölde bu gibi boncuk boncuk, tadında bir bira gibi olacaktı. Olmadı. Ama aşacağız. Aşmak için de yapmamız gereken işler var. Bu işlerin bir kısmı yönetime bir kısmı topçulara bir kısmı taraftara düşmektedir.
Önce adı ağır olan bir hoca lazım… Dehşet kariyerli biri… Başkanımız bunu son bir hamle olarak yapmalı. Böyle bir isim hem takıma bir hava verir hem de hakemlere bir ayar verir. Çünkü üç haftadır hakemler bize yine zalimce davranıyor. Şu son maçta da Efecan’ın bir penaltısı verilmedi. Hele Mbilla’nın bir atağı kesildi ceza sahası içinde, rezillikti. Öyle… Bu yüzden kulübedeki adamın sahaya da bir gölgesi olacaktır birçok kanattan.
(Örneğin üç haftada o kulübede, örneğin vaktiyle GS veya Milli takım için söylüyorum, pek hazzetmesem de, Fatih Terim gibi bir isim olsaydı, o hakemler eşek gibi çalacaklardı o penaltıları, adam gibi düdük çalacaklardı, Kartal maçındaki dandik penaltı çalınmayacaktı. Tabi tek mesele o hakemler değil…)
Hadi Başkanım, son bir direnç. Yalnızsınız, doğrudur. Ama elimizde şu aşamada en önemli silah böyle bir hoca transferi olacaktır.
Futbolcularımızın moral olarak toparlanmaları kendi sorumluluklarında gibi görülebilir. Belki orada da bilimsel bir destek icap edecektir. İşin terimleriyle konuşmaya gerek yok. Anladınız.
Hazır olmayan bir takım görünümü ağır basıyordu, özellikle defans… Bunun sorumlusu kimidir, bence bir başına futbolcular değildir. Eski Hocadır. Sabahki yazıda son 15 dakika kaygımı dile getirmiştim. Öyle de oldu. Takım son anlarda gitmekte epeyce zorlandı.
Onur Demirtaş destan yazmaya devam ediyor. Efecan mükemmel. Mbilla keşke maça başlayan isim olsaydı. Gelen orta ve attığı gol çok güzeldi. Özgürcan daha çok ister ama Ahmet Dursun çok yakında iyi işler çıkaracak. Fahri de pek sıkı değildi. Bu iki hafta herkese iyi gelecektir. Görkem için de aynı sözleri diyebilirim.
Bolu iyi takım belli. Lakin bizden çok mu iyi? İnanın hayır. Çok bariz defans hatalarıyla yenildik. Bir de Oliveira’yı tutmakta zorlandık, bu da zaten işaret ettiğimiz defans probleminin bir göstergesiydi. Koşulların aleyhimizde olduğu bir maçı kaybetmemiz olağandı. Ama durum her şeye rağmen çok vahim değil. Biraz zaman, o da önümüzde 15 gün olarak duruyor zaten. Bir de moral. Çok acil. Hepimize. Bu da öncelikle taraftara düşüyor.
İnanın taraftar desteğiyle, ama bakın desteğiyle diyorum, alacağımız bir maçtı. Bunu net olarak söylüyorum, ara gazı değil. Artık bu maç bize son ders olsun. Şampiyonluk isteyen taraftar tek yürek olmak zorundadır. Mecburuz buna. Tribünde tüm çatlak sesleri kesip bütün bir taraftar olmak zorundayız, aynı kederi ve keyfi hisseden yürekli insanlar topluluğu...
Bir tek kişi bile hariçten gazel okuyamamalı, takım aleyhinde, maç esnasında. Kozlarımızı maçtan sonra nasıl olsa paylaşırız ama o 90 dakikada tribün mutlak hâkimiyetimizde yani has Adanasporluların kontrolünde olmalı. Bunu için Turbeyler gerekirse ki bence gerekiyor maratonun ortasında olmalı sonuçta 10000 kişiden oluşan bir grup… Yoksa her şeyi takımdan ve başkandan beklemek ayıp kaçacak.
Öyle, hepimize çok iş düşmekte, çok… Hadi o zaman, lige yeniden başlayalım Giresun deplasmanında… Vira…

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























