2010-02-01 16:58:17
zannedersin ki kahramanlar uğurlanıyor

Maraton

 

http://ul.gcg.me/files/2010-02/et.jpg

Çok konuşup hiçbir şey söylememek özellikle Hıncal Uluç’tan sonra moda oldu bu ülkede. Hele konumuz futbolsa durum iyice vahimleşiyor. TV’lerdeki spor-futbol yorumcuları büyük bir oranda bize bu eziyeti yaşatıyor. Anlaşılmaz analizler, sığ yaklaşımlar, içeriksiz laflar almış başını gidiyor. Taktikleri şu: Yüksek perdeden konuşuyorsun, bu arada ellerini kollarını sallıyorsun, mimiklerinle tiyatrocuları bile kıskandırıyorsun, argoya kaçarken cinsellik içerikli esprileri yapıyorsun, yapamıyorsan bile ima ediyorsun, harcıâlem cümleler kuruyorsun, örneğin “ondan bir cacık olmaz”, uygun bir hedef bulunca saldırıyorsun, bu gün dediğini yarın unutuyorsun vs… Genel durum bu.

Geçenlerde Digiturk Erman Toroğlu’nun işine son verdi ve sanki ülkenin en muhalif, en yaratıcı, en cesur, en bilgili, en donanımlı, en zeki, en devrimci kalemi-yorumcusu susturuldu da eline kalemi alan onun için önce mehdiye sonra mersiye düzdü. Erman meymiş de görememişiz. Ülkeyi kurtaracak adammış meğer. Gerçekte sistemin insanını yetiştirmesi gibi yazarını, yorumcusunu da yetiştirmesi söz konusudur: Ağzı kalabalık adamlar ama suya sabuna dokunamayanlar, saray soytarısı olanlar, yani eleştirilerine ancak gülünenler, hiç ciddiye alınmayanlar.

Bunlara sabun köpüğü demek ağır mı olur acaba? Eğlendirip güldürüp bırakan, bu ülkenin genel kültür binasına bir tek taş koymayanlar, koyamayanlar…

Erman işinden olmuşmuş, yok susturulmuşmuş… Bakın Tekel işçileri de işlerinden olmuş, bu ülkede onlarca birbirinden değerli insan cinayetlerle, siyasal baskılarla, işten atılmalarla kelimenin tam anlamıyla susturulmuştur. İlgilenenlere duyurulur…

Yazar: Editor