2020-12-21 19:44:54
zira

Otuz beş günde oynanan tek maç, bu sürenin son iki haftasında hiçbir şekilde antrenman yapılmaması ve sonrasında yüksek maç trafiği...

Ve hala en büyük hücum silahımız Ozegovicin covide bağlı rahatsızlık sebebiyle kadroya giremediğini de ekleyelim.

Mevcut şartlar altında iyi futbol beklemek çok zor.

Beklentimiz, özellikle ilk iki lig maçını minimum hasarla geçmekti, olmadı.

Dengede giden ve en azından berabere bitebilecek Ümraniyespor maçı da hakemin yoğun çabaları sonrası yine mağlubiyetle sonuçlandı.

Sahada her şeye rağmen tatmin edici bir oyun olmadığını söyleyenler çokça var ve haklılar da...

Ancak ben şu süreçte kırıcı eleştirilerde bulunmaktansa, takımın içerisinde bulunduğu şartların iyice göz önüne alınması gerektiği görüşündeyim.

Zira mevcut kadro üst düzey isimlere sahip olmasa da (maç eksiklerine rağmen) bulunduğu sıralamayı hak etmiyor.

Bunu belirtirken de Adanasporun potansiyelinden ziyade Boluspor, Ankaraspor, Eskişehirspor ve Balıkesirsporun gösterdikleri performansı baz alıyorum.

Adanasporun formsuz hali yukarıda saymış olduğum takımların standart haline denk diyebiliriz.

Son yıllarda en kötü senaryoların gerçekleşmesine alışmış bir camiayız maalesef.

Bu sebeple her olumsuz gelişmede, taraftarın olası felaketleri aklına getirmesi gayet normal.

Bunun da sorumlusu, haliyle, yıllardır kulübü yönetenlerden başkası değil.

Menemenspor maçı ile birlikte Adanasporun yeniden puan toplamaya başlayacağını, salgın öncesinde olduğu gibi orta sıralardaki yerini yeniden devralacağını ve en azından bu sezon için ligde kalma konusunda sıkıntı yaşamayacağını düşünüyorum.

Ancak Adanaspor gibi bir markanın hedeflerinin bu kadar küçülmesini de sindiremiyorum.

Değil yeniden üst lige çıkmak, üst lig için mücadele edecek konuma gelmek bile çok uzak geliyor artık.

Halit Gürer

Yazar: Editor