Geçiyor Bor’un Pazarı
1950’li yıllar… Siyasal Bilgiler’den mezun olan iki genç, yükselmek, Kaymakam, Vali, Genel Müdür olmak için aralarında sözleşir… Gel zaman git zaman yıllar sonra iki arkadaş tekrar karşılaşır… İkisi de umduklarını bulamamış, hayallerini gerçekleştirememiştir… İki duble içelim diye otururlar bir yere ama yaşlanmışlardır ve rakı dokunur ikisine de ve o ünlü sözler dökülür, iki arkadaşın ağzından:
“Sende cevher var imiş bunu herkes ne bilsin
Kimler böyle züğürdün huzurunda eğilsin?
Şöyle bir dairede Müdür bile değilsin
Üç kadeh rakı dokunur oldu mideye
Geçti Bor’un pazarı sür eşeğini Niğde’ye”
Durumumuz bu minval üzere seyrediyor… Her hafta yeni bir kayıp ekliyoruz hanemize… Bu haftada yabancıların “Dardanel Less” yani “Cehennem Boğazı” dediği yerde bıraktık iki puanımızı… Liderle fark sekize çıktı… Karşıyaka ensemize yapıştı…
Peki, bütün bunlardan sonra, siz hala “bir puan iyi puan” diyebiliyor musunuz?
Siz hala, “Hoca, taktik, yenilgi, bunları geçin, önümüze bakalım” diyebiliyor musunuz?
Siz hala, “ önemli değil, Konya’yı yeneriz, her şey düzelir” diyebiliyor musunuz?
“Servi gibi ümitler döndü birer iğdeye
Geçti ilk iki pazarı sür umudunu elemelere”
Fatin Murat Seferbeyoğlu

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























